|
1999
YILINDA
ANTALYA'DA GERÇEKLEŞTİRİLMEYEN BİR SEMİNER
DÜZENLEDİK
Biz
seminer düzenlemeye karar verdik Antalya’da.
Bilginin her yere ulaştırılmasını hedeflemiş bir
kuruluş olarak bu konuda başarılı olacağımıza
inanıyorduk. Öncelikle Antalya’daki okulöncesi
eğitim kurumlarının adreslerini toparlamak
gerekiyordu.daha önceden birlikte kurslara
katıldığımız arkadaşlarımızın kartvizitlerini bulup
onları aradık. Ne büyük şans ki okulöncesi eğitimle
ilgili dernekte de görevli imişler. SHÇEK Genel
Müdürlüğü’ne de adreslerin bilgisayara aktarılması
için yardımda bulunduğumuzdan elimizde 35-40 adres
vardı. Antalya’daki kurumlar açısından en son durumu
güncellemek için Antalya İl Sosyal hizmetler
müdürlüğü ile telefon görüşmeleri fakslaşmalardan
sonra kurumlara ait telefon numaralarına da eriştik.
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar ve kurumlar
için de İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki değerli
yöneticilerin katkılarıyla bünyesinde okulöncesi
eğitim kurumu bulunduran okulların listesine de
ulaştık.
Adreslere ulaşmadan önce Antalya’daki seminerin
yapılacağı yer konusunda araştırma yapmamız
gerekiyordu. Antalya yuvalar derneğinde yönetimde
bulunan arkadaşların da desteği ile iki otelden
fiyat teklifi aldık. Bu arada böyle bir seminere ev
sahipliği yapabileceğini bildirmiş Antalya koleji.
Bu bizi daha çok sevindirdi.
Seminer kaç gün olmalıydı. Giderek orada
birikimlerini paylaşacak olan değerli öğretim
üyelerinin bulunması, onların takvimlerinin
uydurulması da önemliydi. Uzun süren eğitim
çalışmalarına ilginin azalması nedeniyle 3 günlük
bir program yapmaya karar verdik. Türkiye Okul
Öncesi Eğitimini Geliştirme Derneği’nin bu yola baş
koymuş başkan yardımcısı Sn. Doç. Dr. Gelengül
Haktanır ve Uzman Psikolog Nevsun Duman seminerimize
konuşmacı olarak katkı koyabileceklerini
açıkladılar. Üçüncü konuşmacımız ise Hacettepe
Üniversitesi Okulöncesi Anabilim Dalı Başkanı Sn.
Doç. Dr. Belma Tuğrul Atik idi. Antalya’dan bir
anaokulu yöneticisi hayallerimin hocası demişti.
Belma Hanım için, onu mutlaka Antalya’ya
götürmeliydik.
Konuşmacılarımızın 18-19-20 Haziran 1999 tarihleri
arasında düzenlenecek seminerdeki konuların seçimi
ve gün ayarlamasına geldi sıra.
Burada çıkan mini aksaklıklar nedeniyle semineri
bir hafta ileri taşımak gerekti. Antalya kolejinde
iletişim halinde bulunduğumuz değerli hocamız
Şükrüye Hanımla bir-iki telefon görüşmesi yaparak
seminer tarihini 18-19-20 Haziran yerine 25-26-27
Hazirana kaydırabildik.
Antalya Koleji hem salonlarını açma hem de öğle
yemeği ve aralardaki çay ikramlarını üstlenme
nezaketi gösterdi.
Sıra seminer tanıtım broşürünün hazırlanmasına
gelmişti. Antalya Yuvalar Derneği ve Antalya
Kolejine katkılarından ötürü teşekkür edilen ve
Türkiye Okul Öncesi Eğitimini Geliştirme Derneği ve
Happy Kids tarafından düzenlenecek olan seminere
ilişkin bilgilerin olduğu broşür basıldı. Basılan
broşür Ankara’da devam etmekte olan ve üç dernek
tarafından düzenlenen “Okul Öncesi Eğitim
Semineri”ne katılanlara dağıtıldı. Program çok
beğenildi ve Antalya’daki seminere katılmak için ilk
gün Ankara’da beş arkadaşımız başvurdu. Bu bizi
oldukça ümitlendirdi. Ta anakara’dan hem de bir
seminerin yeni bitimini izleyerek bir seminere daha
geleceklerdi meslektaşlarımız. Antalya’daki
arkadaşlarımıza faxla ve tüm adreslere postayla
broşür gönderdik. Elimizde elliye yakın adres vardı
ilk etapta. Adreslerin bazılarının yanlış olması,
bazı kurumların kapanması nedeniyle iade olan
mektuplar oldu. Milli Eğitim Müdürlüğünden aldığımız
doksan civarındaki ilköğretim okulunu ana
sınıflarının öğretmenlerine, Sosyal Hizmetler il
Müdürlüğünden aldığımız son listeye göre eskiden
gönderdiklerimizde dahil olmak üzere toplam yüz
altmış adrese mektup gönderdik.
Antalya’dan bir yuva yöneticisinin eşi arayarak
çalışmalar hakkında sevindiğini bize telefonla
bildirdi. Telefonla okulöncesi eğitim kurumlarına
bilgisayar eğitimi sunmakta olan bir arkadaşımız
kayılacağını bildirdi.
Son başvuru tarihi olan 11 Hazirana kadar
beklemekten başka çare yoktu.. Son gün bankadaki
hesabı kontrol ettiğimizde 2 katılımcı adayının para
yatırdıklarını gördük. Alanya’daki Ekin Yuva’nın
yöneticisi olan bu iki arkadaşımıza teşekkür
ediyoruz. Telefonla bir iki gün daha bekleyerek
gerekli talep olmazsa semineri iptal edeceğimizi ve
yatırılan ücretleri iade edeceğimizi bildirdik. Salı
günü geldiğinde yeni bir katılım ve ses seda
olmadığından semineri iptal ettik. Parayı yatıran
arkadaşlarımızdan bankamatik hesap numarası aldık.
Seminer ücreti için yatırdıklarını ve havale
çıkarırken ödemiş oldukları 2.850.000 TL ları da
ekleyerek iade ettik.
Antalya Koleji’ne telefon açarak seminerin iptal
olduğunu, ilgileri için teşekkür ettiğimizi
bildirdik. Hocalarımızı tekrar arayarak yeterli
katılım olmadığını bildirdik, seminer
yapamayacağımızı duyurduk, üzüntülerimizi bildirdik
ve özürlerimizi diledik. Onlar bize bir deneme
olduğunu, kendileri açısından bir sorun olmadığını
söyleyerek bizi rahatlatmaya çalıştılar.
Neden yeterli talep olmamıştı acaba? Birinci
gerekçe 3 gün sürecek ve dolu dolu olduğuna
inandığımız seminer için kişi başına 30,000,000 TL
katılım ücreti belirlemiştik. Bu sanırım en büyük
etmendi. Ücretsiz yapabilir miydik? Yapamazdık ve
yapmamalıydık ta. Bize bilgilerini ve deneyimlerini
aktaracak olan değerli hocalarımızın uçakla
götürülüp getirilmeleri, konaklamalarını sağlamak
durumundaydık. Seminer organizasyonu ile ilgili
planlamadan başlayıp sonuca kadar sürecek olan
masrafların çıkarılması gerekiyordu. Ayrıca fatura
isteyecek olan arkadaşlarımızın yatıracağı bedelden
KDV ödemek ve gelir elde ettiğimiz için de (!)
vergisini düşünmek zorundaydık. Ayrıca güzel
organizasyonlara imza atan bir kuruluşun yeni
etkinlikler planlayabilmesi için bir miktar para
kazanması da gerekiyordu. İkinci gerekçe, böyle bir
eğitimin gerekliliğine biz inanıyorduk ama gerçekte
hazırlamış olduğumuz program ya yetersiz ya da zaten
hedef kitlemiz bu konuları çoktan aşmışlardı.
Sonuçta düzenlediğimiz fakat gerçekleştiremediğimiz
bir seminer olarak Antalya Okul Öncesi Eğitim
Semineri tarihçemizde yerini aldı.
Daha sonraki çalışmamızda bir örnek oluşturması
açısından masaya yatırıldı yatırılacak…
Antalya Uluslararası Ana Okulundan çok değerli bir
yönetici gerçekleştirilemeyen düzenlediğimiz
seminerin yapılıp yapılmayacağını sordu. Biz’de
Ankara’da 10 kişinin, Alanya’dan 2 arkadaşın,
Antalya’dan da 1 arkadaşın başvurduğunu, yetersiz
katılım nedeniyle iptal etmek zorunda kaldığımızı,
ücretini yatırmış iki arkadaşımızın ücretini iade
ettiğimizi bildirdik. Daha önce Antalya’da olumsuz
bir deneyim yaşanmış sanırım. Birkaç yıl önce bir
seminer düzenlenmiş fakat gerçekleştirilmemiş,
ücretlerde iade edilmemiş. Bu yüzden güvenilmemiş
olunabileceğini hatırlattı değerli yönetici. Bunu
bilmiyorduk. Elbette başkalarının yapmış oldukları
yanlışlıkların da sektöre nasıl olumsuz deneyim
yaşattığını duymanın üzüntüsünü yaşadım.
Broşürümüzde Antalya Yuvacılar Derneği’nin adı
geçiyordu. Happy Kids ya da 30 yıllık dernek olan
Türkiye Okul Öncesi Eğitim Derneği hakkında bilgi
alınabilirdi belki.
Neyse…
Daha sonra daha güzel başka çalışmalarda Antalya’lı
meslektaşlarımızla bir araya gelebileceğimizi
düşünüyorum. Bu bir deneyimdi. Bu bize “ders oldu”.
Acaba biz nerde hata yaptık? Seminer düzenlemede mi,
Antalya’yı seçmede mi, zamanlamada mı, mekan
seçiminde mi, ücretlendirmede mi? Daha sonraki
çalışmalara ışık tutması amacıyla bir arayan ya da
bir yazan çıkarsa öğrenebileceğiz.
“Bir araya gelmek başlangıçtır, bir arada durabilmek
ilerlemedir, birlikte çalışmak başarıdır” diyordu
Henry Ford. Biz şimdilik bir araya gelemedik.
Antalya’daki dostlarımızla… pişman değiliz
kesinlikle… 24.06.1999
|