ANA SAYFA

DÜŞÜNCE ATÖLYESİ
 

 


 

 

 

 

 

BERİL BİZ NE YAPMALIYIZ? BU YAŞLI AMCALAR SANA NE DİYOR?

Dün üniversiteden sınıf arkadaşlarımla bir akşam yemeğinde bir araya geldik. Masada bölümümüzü birincilikle bitirmiş olan bir sınıf arkadaşımızın kızı da vardı. Kızımız Ankara Hukuk Fakültesinde okuyordu. Ailesini, ülkesini çok seven ve bir borcu olduğunu düşünen pırıl pırıl bir kız idi. Ona babası dışındaki üç yaşlı adam olarak yaşam deneyimlerimizi aktarmaya çalıştık. Onun belki de zaten gereksinimi yoktu. Ülkemizin aydınlık geleceğine olan inancımızı pekiştirdi Beril.

Masada Beril'in ufkunu açmaya çalışan bizlerin ona örnek olup olamayacağımızı düşündüm gece boyunca. Bizlerin amacı olmalı ki, amaçlarımızla ilgili sıkıntılara düştüğümüzde yeni amaçlar yaratabilmeliyiz ki, yaşama sevincimiz olmalı ki Beril'lere yararlı olabilelim.

Beril, yaşamda bir amacı kalmayan insanların kendilerine olduğu kadar toplumda da üzüntü yaratacaklarını düşünüyorum, ne dersin?

Yaşamda amaç bulmak zor değil.

Bu zor değil, amacı olmayan insanın yaşamla bağı kalmıyor. Bağı kalmayan insan da ne kendine, ne ailesine, ne iş çevresine, ne topluma, ne insanlığa ne de canlılar alemine katkıda bulunamıyor.

Yaşam kalitesini artırmak için bir şeyler yapmalıyız.

Yılların yorgunluğu, yenilmişliği üzerimize çabuk siniyor ve kabuk bağlamaya başlamış olabiliyor. Yaşam kalitemizi artırarak kendimize güzel bir bugün ve gelecek armağan edebilmek elimizde.

Zorluklara karşı direnebilmek gerektiğini biliyoruz.

Zorluklar her zaman olan ve olacak olan da bir şey. Yaşama sevincini yitirmemiş olan ve yaşayan herkesin önüne ikinci bir fırsat çıkabilir. Daha doğrusu insanlar kendi fırsatlarını kendileri yaratabilirler. Yaratamayacağını söyleyen birilerini dinleyecek değilim. Kendi geleceğimizden sorumluyuz.

Dayanma noktaları bulabilmek gerek.

O halde dayanak noktalarımıza yeniden sarılarak irdelemek ve yeni dayanak noktalarını bulmalıyız. Başkaları için olduğu kadar kendimiz için de yaşamı yaşanır kılmanın yollarını bulabileceğimizi düşünüyorum.

İnsanı tanımak daha fazla tanımak işimizi kolaylaştıracak.

İnsanı, insan psikolojisini, kendimizi, diğerlerini tanımak işimizi kolaylaştıracaktır. Fiziksel özelliklerimizle olduğu kadar manevi değerlerimizle de bir bütünü oluşturuyoruz. Bir bakıma zor gibi görünse de aslında kolay bir şey insanı tanımak. Edinilen her deneyim ve yıllar bize bu konuda bir şeyler öğretiyor.

En kötüsüne göre planlar yapmak yerine en iyi için bir şeyler yapmak.

En kötüsünü düşünüyor ve onun da bir çıkış olduğunu düşünüyor olanlar var. Acaba biz evrene verebileceklerimizi gerçekten verdik mi? Acaba bizim işimiz bitti mi? 'Bir yol bulacağım, olmadı yenisini yaparım' demiş Hannibal. Bir yol bulacağız ya da yenisini yapacağız. Oyundan erken çıkmak yok, kaçmak yok.

Yaşlılığa hazır mıyız?

Yaşlılığın güzel bir dönem olabileceğin bizden de güzel ihtiyarlar çıkacağını düşünmek kötü bir şey değil. Evet yaşlanacağız bunu kabul etmek ve güzel bir yaşlılığa hazır olmak lazım. Yaşlanmanın fiziksel aktivitelerdeki bir takım yavaşlamanın dışında ne zorluğu olabilir. Evet doğrudur süremizin sonuna biraz daha yakınızdır. Ama zamanı geldiğinde biz de gideceğiz ki, yerimize yenileri gelsin.

Hastalığa hazır mıyız?

Hastalıklarımız da olacak elbette. Belki de mücadele edecek bir şeyler olduğunu, direnilecek bir şeyler olduğunu kanıtlamamızı istiyor yaşam bizden. Bedensel bütünlüğümüzü korumak için de elimizden gelen çabayı göstereceğiz.

Engelliliğe hazır mıyız?

Hepimiz bir engelli adayıyız. Doğanın bizlere sunduğu engelliliği engelleyebilme konusunda elimizden bir şey gelmiyor olabilir. Ama hala akraba evliliği yapanlar varsa, ki var elbette eğitime devam etmek zorundayız. Öğretmen olarak, mimar olarak, yerel yönetici olarak, insan olarak, bilim adamı olarak, sanatçı olarak, her ne mesleğimiz varsa o meslek adamı/kadını kimliğimizle insanın engellilerin önüne yarattığı engellerin kaldırılması için çaba gösterebiliriz.

Yapacak bir şeyin daha olduğunu biliyor muyuz?

Daha yapacak çok şey var, çok şey var, çok şey var.

Başkaları için de bir şeyler yapmak belki de boşluğa düşmemizi engelleyecek.

Sadece kendimiz için değil bizden daha az şanslı kişiler için de yapılacak o kadar çok şey var ki.

Çözemiyorsak uzmanlardan yardım almamız, gerekiyorsa adam akıllı tedavi görmemiz, o kötü şeyi aklımızdan silmemiz, ölümü değil yaşamı savunmamız gerektiğini düşünüyorum.

Kalıcı olmaya çalışırsak galiba böyle bir sorunumuz da kalmayacak.

Beril kardeş, aferin sana bizi dinledin ve hak vermedin ya bazen. Ülkemizin güzel geleceğine inandırdın ve gurur duyduk seninle. Ha babanı değerlendirmen vardı ya, hani gurur duyduğun falan... Baban gerçekten iyi bir insan bildiğin gibi, senin baban için söylediklerinden sonra gözleri yaşaran amca vardı ya... İşte demek ki, hep birlikte yapacak çok şey var. Yolun açık olsun.

Av. Ali Ulusoy, 5 Mart 2006

aliulusoy@happykids.com.tr