ANA SAYFA

Düşünce Atölyesindeki Diğer Yazılar
   
   
   
   
   
   
   
 
     
   
     
   
   
   
   
   
   

 

 

 

                              

   “Arabana benzin koyacak paran yoksa Murat 124’ünde olsa, Ferrari’nde olsa aynıdır” A.U.

 

KENDİME SORDUĞUM SORULAR

-         Ben kimim?

-         İnsanların gözünde ben neyim?

-         Bu dünyadaki özel görevim nedir?

-         Bu zamana kadar başardıklarım nelerdir?

-         Başaramadıklarım nelerdir?

-         Olduğum yerde olmaktan hoşnut muyum?

-         Nasıl bir geleceğim olsun isterdim?

-         Yetenekli olduğum yönlerim

-         Hangi yeteneklerimi geliştirebilirim?

-         Beni en anlayan kişiler kimlerdir?

-         Bana kesinlikle yapılmasını istemediğim şeyler neleredir?

-         İş yerim nasıl olmalı?

-         Çalışma arkadaşlarım bana nasıl hitap etmeli?

-         Çalışma saatlerimi kendim düzenleseydim hangi saatleri seçerdim?

-         İşimde en çok sevdiğim şeyler

-         Nasıl bir iş yerine koşa koşa giderdim?

-         İşverenimin en takdir ettiğim yönleri…

-         İşyerimde değişmesini istediğim neler var?

-         İşverenim benden memnun mu?

-         İşyerinde en çok neler zaman kaybettiriyor?

-         Görevim olmadığını düşündüğüm ama yapmak zorunda olduğum neler var?

-         İşveren olsaydım kendimi işe alır mıydım?

-         Atılacak neler var?

-         Büromu sıfırdan kursaydım nelerden vazgeçerdim?

-         Panoya hangi motive edici özdeyişler astım?

-         Telefona yanıt verme biçimimi seviyor muyum?

-         Telefona kaçıncı çalmasında yanıt veriyorum?

-         Telefonda kendimi tanıtıyor muyum?

-         Telefonda konuşulanları ajandama doğru şekilde aktarabiliyor muyum?

-         Ajanda tutuyor muyum?

·        Kişisel

·        Şirket

·        İşverenin ajandası

-         İşverene ulaşabileceğim bütün telefonları biliyor muyum?

-         Cebimde / çantamda, şirketime ait kaç kartvizit var?

-         Kendi çevremden işyerimize iş yaratabilir miyim?

-         Mesai saatimin ne kadarlık bölümü iş dışı şeylere kayıyor?

-         Msn, Chat gibi araçları iş dışı şeyler için kullanıyor muyum?

-         Arkadaşlarımın ve ailemin diğer bireyleri çalışma saatlerime saygı duyuyorlar mı?

 

 

 

BEN KİMİM?

-         Fiziksel olarak

-         Evlat, torun, arkadaş, meslektaş, eş, baba, anne, komşu, hemşeri, yurttaş, fikirdaş, hasta, vergi mükellefi…

-         Birçok ben var. Ben bunların toplamıyım.

 

İNSANLARIN GÖZÜNDEKİ BEN NEYİM?

-         Fiziksel olarak algılanmam nasıl?

-         Her ben şapkasının muhataplarına nasıl algılanıyorum?

-         Kendi gözümdeki değerim nedir?

 

Bu dünyadaki özel görevlerim ne?

Ben sıradan birisi miyim? Olsa da olmasa da fark etmez birisi miyim?

Kendimi öyle tanımlamalıyım ki, insanlar da beni benim tanımladığım gibi bilsinler…

Bu dünyadan ben gittiğimde bir şey eksik kalmalı. Bir özel görevim varmış ta, bunun için gelmiş olmalıyım dünyaya. Peki bu ne?

 

Bu zamana kadar kazandıklarım ne?

-         Doğmak bekli de ilk en büyük başarımdı.

-         Bu yaşa kadar zorlukla baş etmiş olmak

-         Emeklemek

-         Tay tay durmak

-         Adım atmak

-         Yürümek

-         Koşmak

-         Düğmemi iliklemek, çorabımı giymek

-         Tırnaklarımı kesebilmek

-         Suyun üstünde durabilmek

-         Paramla idare edebilmek

-         Aşk acısına katlanabilmek

-         Okullardan mezun olmak

-         Bir ismimin olması

-         Zorluklarda pes etmemek

-         İnsanlara yararlı birey olma

-         Değer duygumun gelişmiş olması

-         Ailemin gözünde önemli bir yere sahip olmak

 

Başaramadıklarım?

-         Yapmayı çok isteyip te yapamadıklarım…

-         İlk gençlikte sevdiğim kişilerin de beni sevmelerini sağlayamamış olmak

 

Olduğum yerde olmaktan hoşnut muyum?

Evet ben, ben olmaktan oldukça hoşnudum. Bu zaman kadar başardıklarımla başaramadıklarımın, yaptıklarımla yapmayı düşündüklerimin bileşkesindeyim…

            Kendimi geliştirmek için çaba harcadığım, geliştirdiğim için…

            Teknolojiyi uzaktan takip etmediğim için…

            Yaşımın güzelliklerinin de olduğunu bildiğim, yaşımı sorun yapmadığım için

Bir marka, bir isim yarattığım için

            Kendi belirlediğim oyunu oynadığım için

            Mutluyum!

 

Nasıl bir geleceğim olmasını isterdim?

-         Maddi kaygı düşünmeden daha çok üretebilmek, paylaşabilmek, ihtiyaç duyulan her yere gidebilmek

-         Radyo, TV ile geniş kitlelere ulaşmak isterdim.

-         Kendime ait, geniş bir çalışma evim olsun isterdim.

 

Beni anlayan

-         Çok fazla anlaşıldığımı düşünmüyorum. Anlayanlar elbette var. İlle de anlaşılmak gerekmiyor zaten. Herkes diğerini kendisine benzediği, kendisi gibi düşündüğünü hissettiği sürece anlıyor, anladığını düşünüyor.

Eğer siz onlardan biri olmak için değil, kendiniz olmak için yola çıkmışsanız bir ölçüde yalnız kalmaya da hazırlıklı olarak yola çıkmışsınız demektir.

 

            Bana kesinlikle yapılmasını istemediğim şeyler nelerdir?

            Bildiğim her şeyi, edindiğim her şeyi herkesle paylaşmaya hazırım. Özellikle genç arkadaşlarımla…

            Sürekli ifade ettiğim bir şey var. Ben yüz metre yarışçısı değil, bir maraton koşucusuyum.

            Uzun solukla koşabilmek için de, donanımlı olmak, hazırlıklı olmak, zamanı ve enerjiyi idareli kullanmak gerekiyor. Bu koşuda varmış gibi gözüküp te olmayanları yanımda görmek istemiyorum. Yok olduklarını bilirsem sıkıntı duymam. Bilirim ki onlar zaten yoklar ve ben bunu bilerek yoluma devam ederim.

            Ekip çalışmasının sadece beni değil, birlikte koştuğum yol arkadaşlarımı da başarıya ulaştıracağını elbette bilirim.

            Başarı tek bir şeyde somutlaşmıyor, birbirine bağlı yüzlerce adımın sonunda oluyor ya da olmuyor. Sadece birçok olmamışa bakarak, bütünü görmeden küçük bir noktadaki olumsuzluğu gözümün içine batırılmasına çok üzülüyorum.

            Anlamalarını değilse de anlama çabalarını bekliyorum insanlardan.

            Zamanın tek, yerine konulamayacak şey olduğunun bilincinde olarak, gerek benim, gerekse kendilerinin zamanını çalmamalarını istiyorum.

 

            İşyerim nasıl olmalı?

            Aradığımı, aradığım yerde bulabilmeliyim.

            Birlikte, aynı mekanda çalıştığım kişilerin arı gibi çalışmalarını beklerim.

            Boşa geçirecek bir saniye olmadığı gibi, tasarruf bilincinin gelişmiş olmasını arzu ederim.

            Dikkati dağıtmayacak bir müzik çalışma ortamımızı güzelleştirebilir.

            Başkalarına hava basmak için gereğinden büyük bir odam ve büro ekipmanım olmamalı.

            Her şey ölçüsünde olmalı.

Her taraf kitap olmalı, dergi olmamalı. Okumalı ve öğrenmeliyim. Ziyaretçilerim ve birlikte çalıştığım iş arkadaşlarımda bunu hissedebilmeli.

 

            Çalışma arkadaşlarım bana nasıl hitap etmeli?

            Genel karşılama ve hitap kurallarına uymalı. Benden yaşça küçük birisi, benim o sıcaklığı vermediğim ve yıllara dayanan bir tanışıklığım olmayan kişi bana ön ismimle hitap etmemeli. Onların demesi ile “Bey” olmayacağım elbette ama bunu demelerini beklerim.

            Benden bir şeyler öğrendiğini, öğrenebileceğini düşünen kişiler ise, Ankara’da yaygın bir kullanma biçimi olan “Hocam” ı tercih edebilirler. “Hoca camide olur” demem.

 

            Çalışma saatlerimi kendim düzenlesem hangi saatleri seçerdim.

            Sabah saatleri beynin dinç olduğu saatler. Mesai saatleri olarak bilinen 09.00 – 18.00 saatlerini verimli kullanmaktan yanayım. Bu saatlerde diğer iş yerlerindeki kişilerle bir araya gelebilirim.

            Özel sektör olmanın getirdiği bir şey olsa gerek çalışma saatleri uzun ve ne zaman kimin geleceğini bilemiyorsunuz. Akşam saat 19.00 a kadar genellikle ofisimde çalışmayı tercih ederim.

            Eğer bir şey yazacaksam, bir rapor hazırlayacaksam, bir sunum üzerinde çalışıyorsam daha geç saatlere kadar çalışabilirim.

            İşi sadece “çalışmak” olarak görmediğim için, yaptığım iş yaşamın bizzat kendisi ve içinde olduğu için, sevdiğim işi yaptığım ve de yaptığım işi çok sevdiğim için kendimi zamanla sınırlamayı doğru bulmuyorum

 

            İşimde en çok sevdiğim şeyler

           İşimde en çok sevdiğim insanlara yönelik olması, insanların yaşantılarını olumlu yönde değiştirmek için fırsatlar sunması. Eğitim ve buna bağlı organizasyonlar olduğu için hiç eskimeyecek olması.

 

            Nasıl bir iş yerine koşa koşa giderdim?

            Şu anda da iş yerime koşa koşa gidiyorum. Müteşebbis için kurduğu iş onun çocuğu gibidir. Her bir milimetresinde onun ayak izleri vardır. Onu o var etmiştir.

            Yeterli sayıda yeterli sayıda ancak oturmaya ya da yatmaya gelmemiş insanların çalıştığı, telefonların susmadığı, telefonlara medenice ve profesyonelce yanıtların verildiği, gündüz dağılan akşam yeniden toplanan canlı ve dinamik bir iş yerine koşa koşa giderdim.

 

            İşverenimin en çok takdir ettiği özellikleri

            Yılmaması, her an yapılacak yeni şeyler bulması. Yazılılığa kayda girmesine önem vermesi, bilgili donanımlı olması, gelişmem için bana potansiyeller sunması.

 

İşverenimde değişmesini istediğim neler var?

            Sigara içmemesi, yürüyüş yapması, daha profesyonel kadro ile çalışmasını isterim.

 

            İşverenim benden memnun mu?

            Evet, sanıyorum ki işverenim benden memnun. Çünkü iyi iş yapıyorum, işimi iyi yapıyorum.

            Kendimi birçok yönden geliştiriyorum. Sahip olduğum yetileri, şirketimin yararına kullanıyorum. İşverenim benden neden memnun olmasın ki?

 

            İşyerinde en çok neler zaman kaybettiriyor?

            İşyerinde gereksiz dosya arama, doküman arama ve daha önce arayanların bilgilerini bulma zaman kaybettiriyor.

 

            Görevim olmadığını düşündüğüm ama yapmak zorunda olduğum neler var?

            Bir işveren olarak, işyerimde yapılan her şeyi yapabilmem gerektiğine inanıyorum. eğer bunu başarırsam çalışanlarımdan da iş beklediğim, onlara iş verdiğim zaman daha doğru ve hızlı sonuç alabileceğime inanıyorum.

 

            İşveren olsaydım kendimi işe alır mıydım?

            Evet kesinlikle alırdım. Çünkü ben çalışkan, yeni fikirler ortaya atabilen ve bunları gerçekleştirebilen biriyim.

 

            Büromu sıfırdan kursaydım nelerden vazgeçerdim? Atılacak neler var?

            Çok uzun zamandır kullanmadığım, yakın zamanda da kullanacağımı düşünmediğim ders kitaplarını atardım.

            İnternette de küçük bir araştırma ile bulabileceğim ve bir örnek değeri taşımayan diğer firma ve kuruluş broşürlerini de atardım. Sahip olduklarım üzerinde daha kontrollü olmak için çaba sarf ederdim.

 

( D e v a m   e d e c e k . . .)

 

 Av. Ali Ulusoy, 7.05.2008