ANA SAYFA

Düşünce Atölyesindeki Diğer Yazılar
   
   
   
   
   
   
   
 
     
   
     
   
   
   
   
   
   

 

 

 

                              

MAZERET YOK – YABANCI DİL ÖĞRENMEK SANDIĞINIZDAN DAHA KOLAY

 

Mademki iletişimde kelimelerin %8, nasıl kullanıldığının %30, beden dilimizin ise %60 önemi var... Ve mademki bir yabancı dili iletişim için kullanacağız.... O halde %8’lik kısma takılıp kalmak yerine %60’ın daha da önemli olduğunu fark etsek...

 Yabancı dil öğrenirken bunu gerçekten isteyip istemediğimizi sorgulamakta yarar var. Niyetiniz ne? Öğrenmek ve kullanmak mı? Öğrenemeyen ya da kullanamayan istatistiklerini yükseltmek mi?

 Bir istek sahibiysek öğreniriz. Kararlıysak, vazgeçmezsek öğreniriz bir yabancı dili. Nerede işe yarayacağını bilmediğimiz şeyleri öğrenmekte istekli olamayız. Öğreneceğimiz yabancı  dil, nasıl olsa bir yerde işimize yarar şeklinde öğrenmeliyiz. Nerede, en azından hangi işlerde işimize yarayacağını düşünmekte yarar var...

 Ne zaman kendimizi öğrenmiş sayacağız? Sürekli bir çalışma gerektiren şey dil eğitimi. Bir gece yatıp ertesi sabah uyandığımızda şakır şakır konuşmayacağız. Her gün bir önceki günden daha ilerde olabilirsek ne mutlu!

 Eskisine göre olanaklar daha da çoğaldı. Yabancı dilde yayınlanan gazeteler, yabancı dilde yayın yapan televizyon kanalları, internet üzerinde ki milyonlarca web sayfası bize pratik yapma, günlük kullanılan yabancı dili öğrenme konusunda fırsatlar sunuyor.

 Her şeyin dershanede öğrenileceği inancından vazgeçtiğimiz anda bulunduğumuz her yeri eğitim ortamına çevirebiliriz. Parasızda seçenekler varken ve paralılar kadarda etkiliyken sırf tek başıma yapamıyorum, güdülenme sorunum var diyerek dershaneyi, kursu seçiyorsanız... O da elbette sizin seçiminizdir.

 “Tek başıma beceremem” kaygısı aslında özgüven sorunumuzla, kendimizi nasıl inandırdığımızla ilgili... Nasıl olsa çevremizde yapamamışlar ve bizim de yapamayacağımıza inanmışlar var. Ve biz güçlü olabilsek ve yüksek sesle başarabileceğimizi kendimize söylesek... Sürüye uymak burada da kolayımıza geliyor galiba.

  Zamansızlık problemi de uzun soluklu bir iş yapacak olan kişinin yakınmaları arasında yer alıyor. Zamanı etkin kullanamayan, zamanı verimli kullanmak için kendisini planlayamayan kişi elbette bu nedene de sığınır.

 Gerçekten istekli olan kişi zamanı da yaratır. Boşa geçirecek zamanı olanların mazeretleri hep hazırdır zaten...

 Sanki tek bir işte yoğunlaşırsa insanın daha kolay öğreneceği savunulur. Benim buna itirazım var. Öğrenilecek şey bir tane değil, çünkü yaşamda o kadar çok çeşitlilik var ki.

 Bakın yazımız dil öğrenmek idi ama neleri de öğrenmemiz gerektiğini yazdık;

  • Güçlü bir istek yaratmak,

  • Niyetimizi ve yararlarını belirleyebilmek,

  • Çeşitli kaynakları kullanabilmek için bakmak-görmek-seçmek... Yani farkındalık eğitimi,

  • Beden dilini kullanabilmek,

  • Zamanı etkin yönetme becerisine sahip olmak.

 Elbette “ben yapamıyorum”, “ben beceremiyorum” lar bizi strese de sokabilir.

 O halde yabancı dil öğrenmek için stresimizi de yönetmeyi öğrenmekte yarar var.

 Ancak en önemlisini atladık. Kendi dilimizi  iyi kullanmak. Türkçe’mizi, dil yapımızı, ifade zenginliğini iyi kullanamayan kişi yabancı dili de iyi öğrenemez. Diyelim ki gramer kurallarını öyle ya da böyle bir miktar öğrenen, yabancı dili kullanabilmekte sıkıntılarla karşılaşır.

Daha çok okuyan, daha çok yazan, not alma alışkanlıkları yüksek olan kişilerin yabancı dili öğrenmeleri daha kolaydır.

 Kendi yaşantımdan örnek vermek istiyorum: jeoloji mühendisi olarak çalıştığım Elbistan benim için dil öğrenmek adına ideal bir yerdi. Yapacak şey bulmak benim için azdı. Serviste geçen yarım saati tekrarlar yaparak geçiriyordum. 1989 yılında Ankara’ya tayin olduğumda KPDS sınavına kendi kendime hazırlanarak girdim ve 81, “B” aldım. Elbistan’da bulunduğum süre içerisinde Almanca kursuna da gitmiştim iki yıl süre ile ve orta düzeye kadar getirmiştim. Elbette misafirhaneye gidip okey oynamayı da seçebilirdim. Ayrıca İmam Hatip Lisesi Müdürü ile konularak Arapça kursu da almak istemiştim. Daha sonra müdürün tayini çıktı bu serüvenim de yarım kaldı. Demek ki oluyormuş isteyince.

MAZERET YOK, Dil öğrenmek zor değil, güçlü bir istek yaratın!

 

Av. Ali ULUSOY, 27 Eylül 2007

www.happykids.com.tr

aliulusoy@happykids.com.tr