|
NASIL BİR DÜNYA İSTİYORUZ
Bir dünya kursak içinde barış olsa… kuşlar cıvıldasa
her bir yanında, çiçekler açsa rengarenk. Çiçeklerin
kokusu sarsa dört bir yanı. Sadece seyretmek için
değil, dokunabilsek onlara. İnsanlar olsa içinde:
özgür insanlar. Kendi düşüncelerini hiç çekinmeden
açıklayabilseler. Düşüncenin önündeki tüm engeller
yok olsa. “Bu benim düşüncem, ben böyle düşünüyorum”
diyebilse insanlar. Onaylanmaya gerek duymadan, sırf
kendilerine özgü düşüncelerini dile getirebilseler.
Sevgi sarsa her bir yanı. El ele tutuşabilse
insanlar, göz göze gelebilseler. Halaya dursalar
coşkuyla, dansa kalksalar hep birlikte. Mutlu
olsalar insanlar. Mutsuz sözcüğünü sözlüklerden
siliversek hep birlikte. Gelecek kaygısı duymasa
insanlarımız, yarının getirecekleri konusunda endişe
duymasalar. Bugünü bugün yaşayabilseler. Sevinçleri
ertelemeden geçirebilseler, sevdalar yarınlara
bırakılmasa… Güleryüzlü olabilse tüm insanlar.
İnsanın yüzüne en çok yakışan gülücükler sarıverse
her bir yanı. Çevreye barışık olsa insanlarımız.
Ekolojik dengenin korunması için daha duyarlı
olabilsek. Kimse çevrenin kirlenmemesi için kimseyi
uyarmak zorunda kalmasa.trafik polislerine başka
işler bulsak. Birbirini seven ve sayan insanların
trafik polisine gereksinimi kalmayacağını bir
bilsek, bir bilebilsek.
Farklılıklara saygı duyabilsek. Her farklılığın bir
zenginlik olduğunu bir anlayabilsek. Herkesi “biz”
yapmaya çalışmasak. Engellisiyle, engelsiziyle bir
bütün oluşturduğumuzu bir kavrayabilsek. Sadece
kendimiz için değil, herkes için yaşanılası bir
dünya kurabilsek. Bilime saygı duyan, bilimden
yararlanan ve bilimin öncüleri olan bireyleri kendi
içimizden çıkarsak alkışlasak. Saçma gibi görünen
bir çok şeyin aslında büyük buluşlara yol
açabileceğinin farkına varabilsek… Yaratıcılığı her
aşamada desteklesek. Sanatçıları hapishanelere
gönderme yerine, gönlümüze yerleştirebilsek. En çok
gereksinim duydukları alkışı onlardan esirgemesek.
Her birimiz birkaç müzik aleti çalabilsek,
şarkı-türkü-arya söyleyebilsek… şiirlerimizle
süslesek dünyayı, ağıtları unutsak. Gözyaşlarımız
sadece sevinçten süzülüp gelse gözlerimizden…
NASIL OLURDU?
Böyle bir dünya kurulabilir mi? Kurulması elbette
zor, her birimize düşenleri yerine getirebilsek
yinede mi zor? Peki böyle bir dünyada yaşamayı kabul
etmez miydiniz? Hayal, ütopya dediğinizi duyar
gibiyim. Neden olmasın? Niye olmasın?
“Eğer birisi onu düşünmeseydi, başka birisi
onun yapabileceğine inanmasaydı, biriside yapmasaydı
dünyada göklere değecek hiçbir şey olmazdı”
Charles Kettering.
Ateşin, lambanın, uzaya gidebilmenin, ayın
yüzeyine ayak basabilmenin ve bunlara benzer bir çok
şeyin gerçekleşebilmesi birilerinin onu düşünmesine,
başka birilerinin bunların yapılabileceğine inanması,
başka birilerinin de yapması sonucu gerçekleştiği
doğru bir şey değil mi?
Av. Ali ULUSOY,
2000 veya daha öncesi
|