|
YOK SEVDA SENİ BİZ
ÇALIŞTIRAMAYIZ!
Sevda benim eski
bir öğrencim. Üniversiteyi bu yıl bitirdi Gazi
üniversitesinden Grafik Bölümünden mezun oldu. Dijital
fotoğrafçılık yapan bir fotoğrafçının bürosunda raslaştık
kendisiyle. Beni sever, saygı gösterir her gördüğünde
sağolsun. Ben de severim onu.
Elvankent'de
oturur Sevda. Fotoğrafçı sabah 8,30 dan akşam 20.30 a kadar
çalışmasını istedi ve haftanın 6 günü de çalışacak. Önerilen
ücret ise asgari ücret. Ama kesin de işe alınmış değildi.
Çünkü okulda ilgili bölümü okumak ayrı bir şey, işin
gereksindirdiği yetkinliğe ulaşmak ise farklı.
Eğer kabul
ederlerse, ve Sevda da kabul ederse sabah engeç 7.30 da işe
gelmek üzere otobüse binmesi gerekecekti, Akşam ise 22.00
gibi evde olacaktı.
Sevda acaba bizim
şirkette çalışır mıydı? Bizim de o dönem bir elemana
gereksinimimiz olduğu için 'Gel bir konuşalım' dedik.
Neyse Sevda iş
görüşmesi için birkaç gün sonra geldi. Ama telefonu çaldı iş
görüşmesi sırasında. Arayan nişanlısıydı sanırım. 3 dakika
kadar konuştular. İş görüşmesinde telefonun kapalı tutulması
gerektiğini, ya da sadece izinle konuşabileceğini
öğretmenleri henüz öğretmemişlerdi demek ki.
İş görüşmesinin
sonuna doğru da annesi aradı Sevda'yı.Onunla da konuştular.
Elbette hemen işe
kabul edilecek kıvamda olduğu konusunda bir izlenim
alamadığım için 'Hele bir düşünelim!' dedim. Birkaç gün
sonra tekrar geldiğinde ise daha ayrıntılı konuşma şansımız
oldu. Küçük bir büro bizimkisi, 3 oda bir salon. 100
metrekare civarında.
Annesi sormuş
'Yalnız mı çalışacaksın?' diye. Ben de annesinin nasıl bir
ortamda çalışmasını arzu ettiğini sordum. Tabi ki kalabalık
olmasını yeğlermiş.
Evet bizim
yönetici asistana ihtiyacımız var, neden Sevda da olmasın.
Ama annesi yalnız
çalışmasını da istemediğinden yanına bir çalışan bayan daha
almamız gerekecek.
Ama Sevda koskoca
üniversite mezunu kız, çay getirecek değil ya o halde bir
yardımcı eleman da almak gerekecek.
Büroda ben hariç
üç kişi çalışıyor olacağından, bu arkadaşları idare edecek
bir de şef alsak daha iyi olacak galiba.
Ben de koskoca
genel müdür olduğuma göre (!) bir de diğer dört kişiyi idare
edecek olan müdürü alalım bari. Müdür olmazsa yaşları
birbirine yakın olan insanların birbirlerine düşmeleri ve de
işi elden düşürmeleri gayet doğal görünebilir.
İşimiz yabancı
dili bilmeyi ve kullanmayı da gerektirdiğinden, ve de
Sevda'nın yabancı dili olmadığından dil bilen bir kişiyi de
işe almamız gerekecek.
E tabi her işin
bir de pazarlama boyutu vardır. Hadi içerdekiler halkla
ilişkileri bir ölçüde yaptılar diyelim ama, Sevda'nın
annesinin pek muhtemeldir ki, kızının pazarlama faaliyeti
ile uğraşmasını istemeyeceğini de dikkate alarak bir
pazarlama ve satış elemanı almakta da yarar var.
Bir kişinin
yapabileceği işe birden çok adam alındığı zaman verimlilik
de düşeceğinden, ve de gerilim üst safhaya tırmanacağından
bir de kalp damar cerrahisi işimiz de olacaktır. Hadi onu
tam istihdam etmek gerekmez, gerektiğinde Yüksek İhtisas
Hastenesine gideriz ne olacak.
Yapılacak işi
aslında bir kişi de istedikten sonra yapabilir, yapmalıdır
bana göre ama... Sevdayı işe almak için ek olarak 7 kişiyi
daha çalıştırmamız gerekecek. Ne Sevda ne de diğer çalışma
arkadaşlarını mutlu edebilecek bir ücret politikası da
uygulanamayacak.
Yok yok ben
Sevda'yı işe almayayım en iyisi. Sevda kötü olduğundan
değil, çok iyi bir insan, temiz ve güzel yüzlü. Benim
aradığım kişi Sevda değil anladım şimdi. Sevda işe
alınmadığı için bana kızıyor ve gönül koyuyor olabilir, o
değilse de annesi.
Belki kim bilir
siz de beni haksız görüyor olabilirsiniz. Haklı da
olabilirsiniz o halde buyrun Sevda'yı siz işe alın.
|