ANA SAYFA

Düşünce Atölyesindeki Diğer Yazılar
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
 

 

 

 

 

Bu Yılbaşı Farklı Olsun...

 

Her yılbaşı yaklaştığında büyük bir umut tacirliği kampanyası başlar. Ünlü sanatçıların da rol aldığı “Milli Piyango – Size de çıkabilir!” kampanyasıdır bu. Televizyon kanallarında, gazetelerde, şehirlerin ilan panolarında bizleri bilet almaya davet eden etkili reklam kampanyaları başlatılır.

Devletimizin bu işle görevli kocaman bir genel müdürlüğü bile vardır. Devletimiz umut tacirliğine soyunmuştur. Kamu görevlileri eli ile sabit ve seyyar biletçileri aracılığıyla önemli (!)  bir görev ifa edilir.

Nüfusumuzun büyük çoğunluğu bu umut ticaretine seyirci kalamaz. Nasıl kalsın ki bir gecede herşey değişecektir. Ülkemizin talihli birkaç kişisi büyük ikramiyeyi kazansın diye topyekün seferberlik kampanyasına dahil oluruz. Toplumsal seferberliğe biz de katılır umutlara ortak oluruz. Kayıtsız kalamayız, çünkü bir gecede her şey değişecektir.

Aralık ayının ikinci haftasından itibaren gündemimize bu kutsal konu oturur. Büyük ikramiye çıktığında neler yapacağımızı tartışırız ciddi ciddi. Tüm toplum aynı anda düşünmeye başlar. Düşünmek güzel şey...

Kimimiz lüks bir araba alır, kimimiz dünya turuna çıkar, kimimiz tedavi bekleyenlerin imdadına koşar, kimimiz fabrikalar kurar.. Daha ne umutlar, ne umutlar... Her yılbaşında bir iki süper ultra ikramiye talihlisi yaratmak ve umutlarımızı bir bilete teslim etmek ne kadar doğru acaba?

Bahçekapı, Nimet Abla, Ali Haydar, Karşıyaka biletleri için kuyruğa girmeden önce, bunu neden yaptığımızı düşünsek diyorum. Bunu yapıyoruz. Çünkü açlık var, işsizlik var, asgari ücret ile ev kirası bile ödenemiyor bugün. Oysa asgari ücretle bile  çalışmaya razı milyonlar var ülkemizde. Gençler umutsuz, üniversite sınavlarından üniversite sınavlarına koşuyorlar. Mezun olanlar ise ÖSYM tarafından koordine eden sınavlar arasında tur atıyorlar. Kahvehane köşeleri dolu, mezun olanlar “Nasılsa iş bulamayacağım” koşullanması içinde. Ülkemizde yaşayan her on kız çocuğundan biri okula gitmiyor. Bunun için MEB ve UNICEF kampanyalar düzenliyor. Toplumun yarısını oluşturan kadınlarımızı sosyal yaşama ve iş yaşamına katamamışız. Onlar için inşa ettiğimiz modern hapishanelerinden çıkmaya çabalama zahmetinde bulunmuyor bazıları. Kitap okumuyoruz, yazı yazmıyoruz, özgün düşünce üretmiyoruz. Dilimizi iyi kullanamıyoruz. “Bir dokun bin ah işit” misali hepimiz patlamaya hazır şekilde ortalarda dolaşıyoruz.

Ama yılbaşı yaklaşıyor. Bir bilet alırsanız belki talihli olabilirsiziniz ve bir gecede refaha erebilirsiniz. Başkalarının umutsuzlukları üzerine umut inşa edebilirsiniz. Kimseyi kınadığım yok. Bilet almayalım demiyorum... Evet bilet alalım elbette...

Sinemaya, tiyatroya, baleye, senfoni konserine, pop konserine, halk müziği ve sanat müziği konserlerine, kültürel gezilere, doğal güzelliklere yapılan yolculuklara bilet alalım. İçsel dünyamızı zenginleştirecek yaşama sevincimizi artıracak, iş arkadaşlarımızla – ailemizin diğer bireyleri ile bir arada olabileceğimiz etkinliklere bilet alalım.  

Umuda ihtiyacımız var, bu doğru. Haydi bu yıl milli piyango bileti yerine ona vereceğimiz para ile bir kitap alalım. İçinde belki de yaşamımızı değiştirecek, yeni bir ben yaratmamıza yarayacak birkaç satır çıkar. Haydi bu yıl bir değişiklik yapalım ve umutlarımızı yeniden parlatalım, umutsuz kalmayalım. Daha üretken olalım. Yılın bu  son günlerinde kendimizle hesaplaşalım, vicdan muhasebesi yapalım. Gelecek için tasarılarımız olsun, umutlarımız koruyalım.

Haydi bu yıl bilet alalım... Sanatsal etkinliklerde belki rastlaşırız. Eğer birisi orada size gülümseyerek göz kırpıyorsa yanlış anlamayın... o da sizin gibi bilet alan biridir. Sevgiyle kalın...

 

Ali ULUSOY

aliulusoy@happykids.com.tr

www.happykids.com.tr