|
Cengiz
KAPLAN’ın
DAĞLAR
OĞLUMDUR – Ankara Şiirleri kitabından seçtiklerim.
18
Ağustos 2006
Ali
Ulusoy
“kendi
halimce aşık olurum
hem bu
kadınların korkusu sana ne”
“ben
üşürken sana sordum mu”
“işsizdim cıgarasızdım evsizdim neredeydin”
“bırak
beni
üstüme
üstüme gelme
iyiliğin olsun”
“akşam
olup dağılınca
ben de
karıştım kalabalığına
bırak
beni unut işte
iyiliğin olsun”
“üstüme
üstüme gelme ankara
unut
işte iyiliğin olsun”
“ankara’da aşka küsülmez
demle
yüreğini
yoksa
ankara’nın ayazı
sabahı-gecesi-gündüzü-ışıkları
tenhalığı
dokunur.”
“garda
adını bilmediğim trenleri beklediğim doğrudur
bütün
kapıları gara açılan soluk soluğa trenlerden
inenleri ezberledim
gidenleri biriktirdim
gelmedin
çok
bekledim üşüdüm
mis
gibi bir üşüme bu
gözleri
kör kulakları sağır
beton
yığını ankara ne anlar üşümekten
dolaşırdım
üşürdüm
tren
beklemeye gelirdim
hoşbulduk ankara garı
beklediğim gelmedi
gidenlere el salladım”
“gece
herkesi kalbiyle tazeler”
“tanığı
olmayan şehri neyleyeyim”
“belki
de gitmemişsindir ankaradan”
“kalbimi durduramıyorum
sahi
siz de mi öylesiniz
bulvardan geçtiniz de
niye
selam vermediniz parklara
demek
memursunuz
işe geç
kalmaktan korktunuz
burası
bakanlıklar ankara
her gün
burda mı inersiniz
bu
binalarda yoksul insanlar yaşar
ertesi
gün işe gelmek için
anladım
dedikodu olmasın dediniz
selam
vermediniz
halbuki
parklar konuşmaz
binalar
gibi”
“kaybettiğin her şeyi sana içtiğin su versin
gece
gündüzü gündüz geceyi bekliyor
sen
yaşamında bir yer bul”
“kaybolmuş olmalı
daha
bilmediğim çok şey var
ondandır kitapların sayfaları bükük
öğrendiklerimi sakladım
aşkın
da acemisiyim
şehrin
sokaklarına dağılmam ondandır
ellerime yabancıyım
adres
soruyorum
bu
sokaktan hiç geçmemişim
ankara’yı arıyorum
ne
bileyim büyük bir şehir
öğrendiklerimin arkasında kaybolmuş olmalı
ondandır yitmişliğim”
“ankara
küçük bir şehir
sana
raslamasam şaşarım.”
“bırak
aşkı sahibine”
“gündelik bir şehirdir her gün yaşlanır”
“gecekonduları göğe daha yakındır”
“çünkü
parkları sevişmeye elverişli değildir
hüzünlüdür”
“dün
dündür bugün bugün kentidir
çünkü
bu sözü söyleyen ünlü düşünür
bu
kentte yaşamaktadır”
“ey
oğul
ben
sana şunu derim
bu
dünya sensiz dönmez”
“şunu
bil
ben
seni ruhi su sümeyra çakır’la büyüttüm
nurettin reçber caner akgün’ün
türkü
tarlasından giderdim susuzluğunu
şimdi
sır çantanda babanın yüreği”
“şimdilik güneşe ve gökyüzüne ve yağmura emanetsin
çocuksun
aşka
vakit var”
“beni
meşru kılan ankara’dır”
“kaç
kez değiştirdim kaderimi
aşktan
yana zenginim
sizin
sakladığınız benim yaşadığım
yoksulluğum bana yakın olsun
hiçbirini
ne
gecemi satın alabilirsiniz
ne
gündüzümü
ben
dışbudak ağacından düşmüşüm
dağlar
oğlumdur.”
“trafik
yoktu geçemedim caddeleri”
“çocuklar hünerli elleriyle çalınmış bir gül getirdi
yüreğimi bıçaklayıp kapının önünde kaldım
ondandır kanlı bir gelincik bıraktım kapına”
“neden
gündüzler gecelerin tekrarıdır
diye
soran bir kadın
hayalleriyle eskimiş
kısık
bıçağı sapladı sesine
sustum”
“bütün
tanrıları bağışladım”
“aşk
tanrı tanımaz”
“yürekten rüzgâr olur mu
başında
dönen rüzgârım işte”
“durup
durup taşıyorum kendimi
sakin
rüzgârlarla eşdeğer değilim ben
dur
artık
bilmediğim bir şey sun
kalbinle ödüllendir beni”
“şimdi
değiştir sonlarını bütün aşk hikayelerinin
kirlenmemiş bir gülüş bırak”
“bütün
aşkların ötesinde bir düşüm
söyleme
kimseye”
“bu
kentte unuttuğun bir şeyler olmalı”
“hiç
kimse ses çıkarmıyor
aşk
ölüyor”
“adressiz oluşumuzdan aşklara yataklık edemedik”
“daha
yeni başlıyorum
bilemezdim
ayrılığın ıslak bir gülüş olduğunu
dostlukların elle tutulmadığını
rüzgârın yağmurla barışık olmadığını
bilmezdim”
“çocuk
seslerinden uçurtma yapmayı da öğrendim”
“çok
geldin ölüm üstüme
hiç mi
gül koklamadın
oğlun
kızın yok mu senin”
“rüyasını ben görmedim
bir kız
görmüş
kimin
öldüğüne ne bakıyorsun
ben
kendimi deniyorum”
“suları
çağırma üşürüm
sarhoşluğuma vur”
“susma
vurulan
kenti ölüleriyle
birlikte gömerler yoksa”
“adı
gibi yaşamaz herkes”
“telaşın boşuna
yetmez
ömür”
“irkildi mahkeme heyeti
görev
başındaydı
insafsız bir yargıya döndü suratları
faili
meçhul bir tanrılara benziyorlardı
rüzgâra
güneşe çocuklara inanmıyorlardı
öğretmenlere de”
“hukuğa
ve öğrencilerine saygıdan
ayağa
kalktı öğretmenler”
“öğretmenim
nasıl
olsa gideceksin
hayat
bilgisi kitaplarının arasında sakla
bir
kızın ilk aşk mektubunu
tanığı
olmayan bir zaman sakla
tarih
kitaplarında
faili
meçhul olmasın”
“unutma
asla
sorgulayalamaz on altısında bir delikanlının
ilk
aşkını felsefe kitapları
öğretmenim”
“sen
geceyle gündüzü çarpabilir misin
yaşamdan ölümü çıkarsana öğretmenim
nasıl
bölersin aşkı”
“şiir
oku resim yap türkü söyle
iklimleri değiştir öğretmenim
bir gün
bu şehre bir öğretmen gelir”
“vedalaşma hiçbir şeyle
tekrarla karanfil koklamayı
vedalaşmak için yazılan mektupları
verme
postaya”
“vedalaşma hiçbir şeyle
gökyüzünü bulup
de ki
bu
toprağın sahibi kim
uyandır
toprağı sor
sofranda yer var mı?
karanfil olmaya geldim”
Pervaz
Yayınları, Şiir Dizisi: 10, Birinci Basım Mart 2003 |