|
EĞİTİMCİYSENİZ DAHA
YAPACAK ÇOK ŞEY VAR...
Çevreme baktığımda bıkkın, yılgın insanları görmek
istemiyorum artık. ‘Yapacak ne var?’ diye bakan gözler
yerine, ‘Haydi ne duruyoruz, daha yapacak çok şey var!’
diyerek beni ateşleyecek insanlar olsun istiyorum çevremde.
Çocuklarımız için, diğer çocuklar, eşlerimzi,
sevgililerimiz, anne-babalarımız, çalıştığımız veya
kurduğumuz işyerlerimiz, yaşadığımız apartman ya da ada,
yaşadığımız ilçe, il, ülke, dünya, ulusumuz, diğer uluslar,
gelecek kuşaklar ve kendimiz için daha yapacak çok şey var.
Hele
öğretmen iseniz, hele eğitimciyseniz sizin hiç hakkınız yok
durmaya... Sürekli kendinizi geliştirmek, okumak, düşünmek,
yazmak, uygulamak, paylaşmak zorundasınızdır. Bunu sizden
kimsenin talep etmesine gerek de yoktur. Bazı meslekler
özveri mesleğidir, bazı meslekler toplumun geleceğini olumlu
ya da olumsuza dönüştürebilecek olan mesleklerdir.
Öğretmenlik te öyle...
Öğretmen kendini her an yenilemek durumundadır. Bunun için
de en donanımlı olan meslek kesiminin öğretmenler olması
gerekiyor. ‘Aldığımız bu parayla mı...?’ Evet, aldığınız o
parayla... Aldığınız ya da alamadığınız o parayla...
Öğretmenin kitap okuması gerekir, yeni kaynaklardan
yararlanması gerekir. ‘O para...’ yetmiyorsa ortaklaşa
almayı denese ya! Böylelikle daha fazla sayıda kaynağa
ulaşılmaz olmaz mı? Meslektaşlarıyla, benzer işi yapan diğer
kişilerle itap, kaynak, materyal alışverişi olmayan bir
öğretmen hem kaynaksızlıktan şikayet etmeye devam edecektir,
hem de kendi iç yalnızlığını derinleştirmeye...
Çağın
teknolojisini yakından takip eden öğretmenin elinde eğitim
materyalleri hazırlamak için ne büyük kaynaklar vardır...
Dijital fotoğraf makinası olan, kamerası olan öğretmen kendi
eğitim materyalerini kendisi hazırlayabilir. Fiyatların
düşmesi ile artık herkesin bir dijital fotoğraf makinası
olması mümkün hale geldi.
Fotoğraf makinasını yanına alıp pazara gidebilir mi?
Pazarda fotoğraflar çekebilir mi?
Hangimiz bunları yapıyoruz? Aslında yapabileceğimiz bir
şeydir ama yapmıyoruz.
-
Meyveler, sebzeler konusunu işlediğimizde pazarda
çektiğimiz resimleri, video görüntülerini kullanabilir
miyiz?
-
Meslekler konusu için materyal toplayabilir miyiz?
-
Okulumuzda beslediğimiz evcil hayvanlara (yoksa neden
yok?) yiyecek birşeyler toplayabilir miyiz?
-
Beden dili, jest ve mimikler ile ilgili görüntüler
yakalayabilir miyiz?
-
Bir KAYNAK BANKASI, GÖRÜNTÜ BANKASI işimize yaramaz mı?
Bu bankayı kurup her an o bankadaki hesabımıza bir
şeyler yatırabilir miyiz?
Bu
görüntüleri işlemek için gerekli yazılımları edinmek, onları
öğrenmek te gerekecektir. Bu da yeni merak, yeni
eğitimcilerden bilgi edinme, yeni arayışlar demektir..
Alışılanın dışına çıkmak bizi yeni ufuklara taşıyabilir. Ama
biz istersek... Kimseden bizi geliştirmesi gibi bir şey
beklemeden, bizim kendimizi geliştirmememiz gerektiğini
unutmazsak yapılacak daha çok şeyin olduğunu görürürüz.
Yukarıdaki örnekte sadece insanları gözlemlemek için bile
pazara gitmek, evde sıkılan insanların sıkılmalarını
önlemeye yönelik bir adım olabilir.
Eğitimci aşağıdaki soruları kendisine sormalıdır:
-
Çocuklara ne öğretebilirim?
-
Çocuklara nasıl öğretebilirim?
-
Çocuklara niçin öğretmeliyim?
-
Çocukları daha nasıl geliştirebilirim?
-
Kendimizi internet ve bilgisayar teknolojisini
kullanarak nasıl geliştirebiliriz?
-
Başka neler yapabiliriz?
Kendisine soru sormaya başlayan öğretmen gerekli adımları
atmaya başlayacaktır.
-
Merak,
-
İstek,
-
Çaba,
-
Ürün çıkarma isteği
eğitimcilerin kendi eğitim materyallerini hazırlamalarını,
kendilerini geliştirmelerini ve sıkılmaya vakitlerinin
kalmamasını sağlayacak unsurlardır.
Kendi
eğitim materyallerini hazırlayabilen bir öğretmenin ise
soracağı sorular farklılaşacaktır. Her yeni soru, yanıtlar
aramayı gerektirecek ve yaşamanın anlamı daha iyi
anlaşılacaktır.
Ankara
İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 1. Öğrenci
Kongresi Sonuç Bildirgesi’nde yer alan şu satırları aktarmak
istiyorum:
‘........
Çağdaş
eğitimde önemli olan; kendisinden bilgi yolculuğu yapması
istenen öğrencinin yanı sıra öğretmenin de o yolculuğun en
ön saflarında yer almasıdır. Öğretmenlerimiz ve biz ancak el
ele, ‘ekip anlayışı’ içinde bilgi edinir, ilerleme
kaydederiz.
Siz ey
körpe beyinleri fiilizlendiren bahçıvanlar, siz ey toplum
dediğimiz kocaman duvarda bizi birer tuğla haline getiren
duvar ustaları, siz ey eğitim emekçileri işiniz zor ve
önemli...
Unutma öğretmenim! Hammaddeniz insandır. Geri dönüşümü
yoktur. Değerlendirilmeyen her birey geleceğin suçlusu
olacaktır.’
Daha
yapacak çok şey var.. Hele öğretmenseniz, eğitimciyseniz.
Hele anneyseniz, babaysanız... Yapacak çok şey var
öğrenciyseniz, yaşam boyu öğrenci kalmaya
niyetlenmişseniz... Yapacak çok şey var insansanız. Üreten,
değer katan bir insan olmaya karar vermişseniz... Her zaman,
her yerde yapılacak çok şey var.
Umutla kalın...
aliulusoy@happykids.com.tr
www.happykids.com.tr
|