|
İÇİNİZDEKİ DEV:
BAŞARI VE MUTLULUĞA AÇILAN
KAPI
"Sonsuza kadar yaşayana zaman her şeyi öğretir!"
Og
Mandino
Sonsuza kadar yaşayamayacağımızı hepimiz biliyoruz. O halde
öğreneceklerimizi şimdi öğrenmeye, öğrendiklerimizİ şimdi
uygulamaya ne dersiniz?
Bakış açınızı genişletin.
Aynı yöne bakmaktan yorulmadınız mı?
Küçük ayrıntıları atlamayın, farkı yaratacak olan onlar
değil midir?
Yenilmek için doğmadınız!
Zaman zaman yenilgilerle de karşılaşmamız mümkündür elbette.
"Mesele düşürülüp düşürülmediğinde değil, yeniden ayağa
kalkıp kalkamadığındadır.
Başarı orada çok yakınınızda sizi bekliyor. Sizin onu
farketmenizi, onun için bir şey yapmanızı bekliyor.
Bakmazsanız göremezsiniz ki!
Kapıyı açın!
Kapıyı aralayın, kapıyı açın. Bu kapı eskinin deneyimleriyle
size yeni ufuklar sunacak olan bir kapıdır. O kapıyı açmanız
gerektiğine inandığınızda sizi durdurabilecek hiçbir şey
yoktur. Kapı istediği kadar sağlam olursa olsun yine de
açılır, yeter ki siz isteyin. Hırsıza açılan kapı neden bize
açılmasın ki. Yeter ki açmak isteyin.
Bir soru daha fazla sormayı unutmayın!
Bir soru daha fazla sorulduğunda öğrenilebilecekler ne kadar
artar. Bir soru eksik sorma yüzünden bir çok şeyi
kaybediyoruz. Soru sormasını öğrenmek ve sormak gerek.
Kaydettiniz mi?
Arşivleme alışkanlığımızı iyi geliştirmediğimiz için bir çok
şeyi kaydetmiyoruz ve bu da bizim aynı şeyi defalarca
aramamıza neden oluyor. Kaydetmek için sadece belleğimize
güvenmememiz gerekiyor. Cebimizde sürekli bir kalem ve not
alacak kağıtlar olmalı. Ajanda taşımayan bir kişi, ajandaya
not alma becerisini kazanmamış bir kişinin işi kolay
değildir. Kaydetmezseniz, kaybedersiniz.
Problem varsa çözecek olan sizsiniz!
Problemin olduğunu kabul etmezseniz, problemi çözemezsiniz.
Önce kabul etmek, zorluk derecesini tahmin etmek ve çözüm
için elimizdekilerin neler olduğunu saptamak, ve çözmemiz
gereken ilk sorunun hangisi olduğuna karar vermemiz gerekir.
Daha sonra da bildiklerimizi soruna uygulayarak problemi
çözmemiz gerekir. Sizinle ilgili problem varsa, bunu çözecek
olan başkası değil, sizsiniz.
Danışmanınız var mı?
Yoksa hemen bulun!
Herşeyi kendi başımıza çözmemiz mümkün olmayabilir.
Çevremizde bize yardımcı olmaya hazır binlerce, onbinlerce,
milyonlarca danışman geziyor. Size yardımcı olacak olan
danışmanı bulmak ve ona danışmak sorumluluğu size aittir.
Danışmanınız varsa ona sorun, yoksa danışmanınızı bulun.
Her yerde öğren, herkesten öğren, her şeyden öğren!
Kimin öğrencisi olduğunuz da çok önemlidir. Öğretmeninizin
sizi geliştirmek için sürekli kendisini geliştiren biri
olması durumunda işiniz daha kolaylaşacaktır. Her zaman
öğretmen rolünü oynamanıza gerek yok, öğrenciliğin de tadına
varın. Zaten herkes birbirinin hem öğrencisidir, hem de
öğretmeni.
Kıtalararası düşünmeye alışın artık!
Ufkunuz ne kadar geniş? Bulunduğunuz mekanı genişletme
beceriniz var mı? Kıtalararası tanınan, önemsenen biri
olabileceğinizi biliyor musunuz? Bunu gerçekten ister
miydiniz? Eğer kıtalararası düşünmezseniz elbette bunu
gerçekleştirebilmeniz mümkün değil. Sizin hangi özelliğiniz
sizi kıtalararası tanınmışlığa yöneltebilir? Fark yaratacak
ne yaptınız, ne yapabilirsiniz? İnternet çağının size
sunduğu olanakları kavrayamadıysanız, başka hiçbir iş
yapmayın: kavramaya çalışın.
Kazanmak için oyunda olmalısınız!
Herkes kazananların arasında olmak ister. Ama kazananların
arasında olmanın ilk koşulu oyunun içinde olmanızdır.
Atılacak gollerle kimse şampiyon olamaz. Atılan golleri ise
oyunda olanlar atabilirler. Dışarıdan izlemek te bir yere
kadar anlamlıdır. Ama yarışın içinde olmaya gayret edin,
oyunda size de yer var.
Oyunun kurallarını öğrenin!
Oynayacağınız oyunun kurallarını bilmezseniz, faul
yaparsınız. Kuralları öğrenin Oyunun kurallarını değiştirip
yeni bir oyun da geliştirmek mümkündür. Ancak bu yeni bir
oyundur ve onun da kendine özgü kuralları vardır. O halde
kuralları öğretin.
Sorumluluk alın!
Sorumluluğu üstlenmediğiniz zaman kendinizi
geliştiremezsiniz. Başkasını suçlayarak bir yere
varamazsınız, sadece kendinizi bir müddet oyalarsınız. Ancak
sorumluluk aldığınızda bunun meyvelerini toplama hakkına
sahip olabilirsiniz.
Durumdan vazife çıkartın!
İyi bir eylem adamı olmak için iyi bir gözlemci, izleyici ve
harekete geçici olmanız gerekir. Tanımlanmış ve sınırları
çizilmiş bir iş yerine zaman zaman kendinizi şaşırtma
pahasına da olsa yeni önermelerde bulunun. Size iş
buyurulmasını beklemeyin. Yapılacak o kadar çok şey var ki,
sizin yapmanızı, sizin farketmenizi bekliyor. İşiniz mi yok,
kendinize iş çıkartın. Paranız mı yok, para kazanın,
dostunuz mu az, yeni dostlar bulun.
Hergün bir üniversite bitirin!
Artık tek başına bir diplomanın çok da fazla bir anlamı
olmadığı gerçeğini kabullenin. O halde iki diplomanız olsun.
O da yetmez aslında, yaşam okuluna girin ve hergün bir
üniversite bitirin.
Diplomalar neticede sadece bir kağıt parçasıdır, kuşe ya da
karton ama sonuçta yine de bir kağıt. Diplomanın hakkını
verebilmeniz için diplomayı edinmek için verdiğiniz emeğin
bin katını harcamanız gerektiğini unutmayın.
Bedeli ödenmeden elde edilen "başarı" gerçek başarı
değildir!
Terlemeden, yorulmadan elde edilen başarı gerçek başarı
değildir. Hiçbir gerçek başarı da rastlantıların eseri
değildir. Sadece kendiniz için değil, insanlık için
güzellilikler yaratarak elde edilen başarının peşinde olun.
Başarı tek başına para, şöhret veya mevki sahibi olmak
değildir. Hakkedilerek kazanılmış para, şöhret ve makamların
peşinde olmalıyız. Başkasının mutsuzluğu pahasına elde
edilen başarı sizden uzak dursun, siz de ondan uzak durun.
Kişisel tarihinize sahip çıkın!
Kendinize saygı duyabileceğiniz bir geçmiş armağan edin,
arkadaşlarınıza da, anne babalarınıza da, eşlerinize de,
çocuklarınıza da. Kişisel tarihinizi başkaları değil siz
yazın. Aynaya baktığınızda gözlerinizin içine bakabilin.
Vazgeçilmez olun!
Kendinizi her zaman değerli kılın ki, kimse sizden
vazgeçemesin. İşe biri alınacaksa o kişi siz olmalısınız.
Eğer sizi işe almamışlarsa, o kişiler ileride pişman
olsunlar. Kimse sizi işten atamasın, atarlarsa onlar pişman
olsunlar. Becerilerinizi her zaman geliştirir ve ait
olduğunuz yere, kuruma sunarsanız kimse sizden vazgeçemez.
Değerinizi yüze katlayın!
Değerinizi hergün artırın, yeni yolar keşfedin, yeni şeyler
bulun, yeni şeyler öğrenin. Değerinizi her gün yüze
katlayın. Bunu yaptığınız, bunun için çaba gösterdiğiniz
zaman bunun hayal olmadığını, mümkün olduğunu göreceksiniz.
Yapılacak bir şey varsa, siz yapın, bugün yapın, doğru
yapın!
Kullanılmayan, insanlığa sunulmayan bilginin ne anlamı
olabilir ki? Bir şey yapılacaksa siz yapın. Yapılacak şeyi
ertelemeyin, bugün yapın. Yapılacak şeyi doğru yapın.
Başkasından beklerseniz bir türlü istediklerinize
ulaşamazsınız. Sizin yapmayı düşünmediğiniz şeyi onlar neden
yapsınlar ki? Ama siz yaparsanız, mutlaka fark edilecektir.
Aklınızdan geçenleri okumalarını beklemeyin!
Akıldan geçenleri okuyabilecek bir makine henüz icat
edilmedi. Ne demek istiyorsanız, onu deyin. Herkes her olaya
kendi gözlükleriyle bakar, bu da bir ölçüde doğaldır.
İçinizde kalmasın söyleyin, hatta yazın.
Yaşamı bir proje, kendinizi de mimar olarak görün!
Yaşamı bir proje olarak görün ve projede kendi üzerinize
düşenleri yapın. Yaşam projesi iç içe binlerce, milyonlarca,
milyarlarca projeden oluşmaktadır. Hiçbir şey gereksiz ve
boşuna değildir. Siz de gereksiz be boşuna değilsiniz. Her
şeyin anlamı var, sizin de. Büyük projelerde yer alın.
"Herkes kendi geleceğiniz mimarıdır" İngiliz Atasözü
Hedefinizi netleştirin.
Hedefleriniz belirgin olmalı ki ona doğru yürüyebilin.
Yürümek yetmez diye düşünüyorsanız koşabilirsiniz de. Ama
belirlenmemiş bir amacın peşinden koşarsanız, o amaca ulaşıp
ulaşmadığınızı bile bilmeden yaşarsınız. Belirgin bir yaşamı
sürmek- fark edilen belirgin biri olmak istiyorsanız
yaşamınızın amcanı, gerçek amacını saptayın ve ancak ondan
sonra harekete geçin.
İmkansızı istemekten çekinmeyin!
İmkansız nedir? Aya gitmek de bir zaman imkansızdı? Elektrik
te, telsiz telefon da, bilgisayar da bir zamanlar
imkansızdı. Bulunulan zaman diliminde imkansız gibi görünen
pek çok şeyin yarın gerçekleştirilebil ineceği konusunda
artık bir fikrimiz var.
"Eğer birisi onu düşünmeseydi, başka birisi onun
yapılabileceğine inanmasaydı, başka biri de yapmasaydı,
dünyada göklere değecek hiçbir şey olmazdı."
Charles Kettering
Sıradanlığı kabul etmeyin!
Sıradanlığı kabul etmeyin, özgün olun, özgür olun. Fark
yaratan bir kişiliğe sahip olmak için gereken bedelleri
ödediğiniz zaman, istediğiniz bütün kapıların size
açılacağını unutmayın. Dünyadan bu güne kadar milyarlarca
kişi geldi geçti ama bizim aklımızda yer edenler sıradanlığı
kabul etmeyenlerdir.
Bugün harekete geçin!
"Ertelemek insanın doğasında var" diye düşünebiliriz. Bu
doğru değil. Ertelemek bazı insanların doğasında vardır. Siz
bazılarından mısınız, bazılarından olmayı mı tercih
ediyorsunuz? Siz "O" olun, herhangi biri değil "Birisi"
olun. Olmak istiyorsanız harekete geçmeniz gereken an şu
andır. Yarın değil, öbür gün değil. Kendinize ve insanlığa
güzel bir gelecek armağan etmek istiyorsanız "ŞİMDİ"
harekete geçin.
Hakkınızı savunun!
Sadece kendimize karşı değil, bizden önce gelenlere ve
bizden sonra gelecek olanlara karşı da sorumluluğumuz var.
Kendi hakkını savunamayan başkalarının haklarını da
savunamaz.
Vazgeçmeyin!
Zaman zaman zorluklarla karşılaştığımızda hemen bir vazgeçme
eğilimine gireriz. Çünkü kolay olan vazgeçmektir. Fakat
hedefimize giden yolda, amaçlarımıza ulaşabilmek için
kararlı bir şekilde, ısrarcı bir biçimde oyunun içinde
kalmalıyız. Yeni yöntemler denediğimizde belki de sorunu
çözebileceğiz. Belki yeni danışmanlıklar aldığımızda sorunu
çözebileceğiz. Vazgeçmek te bir yöntemdir ama tüm
seçenekleri denedikten sonra ve iyice karar verdikten sonra
başvurulması gereken bir yöntem.
Ağlayacağınız kaç omuz var?
İnsan tek başına her şeyin üstesinden gelemez, diğerleriyle
yaşamak zorundadır. Sizi anlayacak, sırlarını açabileceğiniz
kaç kişi var? "Dostum" diyebileceğiniz kaç kişi var?
Koyun olmadığınızı ilan edin!
Sürü psikolojisiyle hareket etmek istemeyenlerin, sürünün
dışına çıkması, bunu ilan etmesi, hal ve davranışlarıyla da
bunu göstermesi gerekir.
Bunu gösterebildiğiniz ölçüde size "Koyun" muamelesi yapmayı
akıllarına bile getiremeyeceklerdir.
Çözümün bir parçası olun!
Problemin değil, çözümün bir parçası olmak gerek. En azından
kolaylaştırıcı olarak sorunların çözümünde söz sahibi
olabilirsiniz.
Her zaman anlaşılmayı beklemeyin!
Bir yazar "Anlaşılmak bir lükstür." der. Her zaman
başkasının sizi anlamasını beklerseniz, herkesin sizi
anlamasını beklerseniz hiçbir şey yapmamanız ve sürekli
beklemeniz gerekir. Tarihteki ünlü kişileri, icat yapan
bilim adamlarını ve ünlü sanatçıları düşünün; anlaşıldılar
mı acaba? Ya da ne zaman anlaşıldılar?
Bu
hafta 10 yeni kişiyle tanıştınız mı?
Her gün yeni insanlarla tanışmak size yeni fırsatlar
sunabilir. Her insanın bir zenginlik olduğunu kabul
ederseniz, siz de bu zenginlikten nasibinizi alabilirsiniz
Bu
geceyarısı ölebilirsiniz.. O halde gece yarısına kadar
çalışmaya ne dersiniz?
Nasılsa günün birinde herkes ölecek, ama öldükten sonra da
isminizi yaşatacak şeyler yapabilirsiniz.
Her zaman sizi geliştirecek ortamlarda bulunun!
Doğru yerde, doğru zamanda, doğru kişilerle olmak... Sizi
geliştirecek, gelişiminize katkıda bulunabilecek kişilerle
olmanın yollarını bulun. Belki de her ortam insana bir
şeyler verir, ama size en çok katkı sağlayacak, sizi en çok
geliştirecek ortamları seçin.
Hazır olun!
Bir İngiliz atasözü "Şans hazır olan beyinlere güler!"
diyor. Siz hazırsanız istediğiniz, arzuladığınız bir çok
şeyin size doğru geldiğini göreceksiniz. Hazırsanız
ayrıntıları fark edebilecek ve fark yaratabileceksiniz.
Başarıdan saklanmayın!
Bazılarının en büyük korkusu başaramamak değil midir; onlar
zaten başarısızlığı baştan kabul etmişlerdir. Başarmaktan
korkmadan cesurca hamlelerde bulunun. Başarı, çok
yakınınızda, belki de sizin ona bir adım kaldığınız yerde..
fakat vazgeçmezseniz ona ulaşabileceksiniz. Geri dönüp
uzaklaşmayın. Başarıyı bütün kalbinizle beyninizle isteyin.
Hizmet edin, size dönecektir.
Yapacağınız bütün çalışmaların er geç semeresini
alacaksınız. Yaptığınız her hizmet size geri dönecektir.
Bazen alkış olarak, bazen onaylayıcı bir bakış olarak, bazen
de size yeni fırsatlar olarak. Sizden daha az şanslı
olanlara sürekli hizmet edin, hem de ekonomik karşılık
beklemeden. Ekonomik bir getirisi yok diye düşündüğünüz
şeylerin bile size orta ve uzun vadede geri dönüşleri
olacaktır.
Başarı roketinizi ateşlemek için bir onaya gerek yok!
Başarmaya karar vermesi gereken bir başkası değil, sizsiniz.
Başkasından onay almak durumunda değilsiniz. Başkalarından
alacağınız rüzgar, ateş olabilir ama kararı verecek olan
sizsiniz.
Yaşamı coşkulu ve heyecanlı bir oyuna çevirmek kendi
elinizde!
Olumlu gözlüklerle bakarsanız yaşamı olumlu, olumsuz
gözlüklerle bakarsanız olumsuz göreceksiniz. Yaşamın her
anını bir öğrenme fırsatı olarak algıladığınızda,
öğrenmekten de zevk duyan bir kişi olduğunuzda her an yeni
bir şeyler öğrenmeye hazır biri olarak heyecan duyacaksınız.
Usta öğretici, usta öğrenici olun.
Öğrenmekte de, öğrenmekte de usta olun. Öğrenmekte usta olun
ki, bilgiye en kısa zamanda, en doğru kaynaktan edinebilin.
Size öğretilmek istenenden daha fazlasını da bu şekilde
öğrenebilirsiniz. Öğretmekte usta olun ki, sizi rehber
olarak alıp, adınızı olumlu anacak öğrencileriniz olsun.
Yaşama değer katın, katkı koyun!
Sizin için olsa da olur, olmasa da diye düşünmesinler.
Varlığınız ile yokluğunuz arasında fark olsun. Yaşamın size
sunduğu armağanlara siz de katkı koyarak, yaşamı
anlamlandırarak karşılık verin.
Sahnedeki yerinizi alın...
Başarı kürsüsünde size de yer var!
Seyirci koltuklarında bir anlamı var ama siz sahneyi tercih
edin. Yaşam sahnesinde sürekli izleyici olarak değil,
katılımcı olarak yerinizi alın. Başarı kürsülerinde ise
hakettiğiniz ölçüde size yer var. Yaptığınız işin en iyisi
olma isteğiniz devam ettiği sürece başarı kürsüsünde sizin
için ayrılan yere en kısa zamanda çıkabileceğinize inanın.
Bugün değilse ne zaman?
Sen değilsen kim?
Sürekli ertelemek size ne kazandırabilir ki? Nasıl olsa
yapacaksan, şimdi yap. Yapılması gereken şeyi
yapabileceklerden biri de sensen, sen yap! Başkası ya yapar,
ya yapmaz... O halde sen yap ki başarmanın haklı gururunu da
öncelikle sen taşı.
"Bundan öncekiler önsözdü!"
diyerek;
bugünün bundan sonraki ömrünüzün ilk günü
olduğunu
ve
yapabiliyorken dans etmeyi
UNUTMAYIN!
Av.
Ali Ulusoy
Happy Kids Genel Müdürü
www.happykids.com.tr
Fevzi Çakmak 1 Sokak 19 / 8 Kızılay - Ankara - TURKEY
Tel / Fax: (+90 312) 230 63 67 - 230 65 86
Mobile 1 :MEB Hattı : (+90 505) 810 81 25
Mobile 2 GSM: (+90 0533) 440 17 04
MSN:
aliulusoy@happykids.com.tr
SKYPE: ali_ulusoy
E-mail:
info@happykids.com.tr
|