|
Kaliteli Yaşam Yolcularına Merhaba!!!
“Bilgeliğin zirvesi, bugünde yaşamak,
geleceği planlamak ve geçmişten kar sağlamaktır.”
Anonim
Geleceğe umutla bakabiliyor muyuz? Umutla bakabilmeyi
istiyor muyuz?
Bunu gerçekten istiyor muyuz? İstiyorsak,
Ne yapmalı? Niçin yapmalı? Nasıl yapmalı? Ne zaman yapmalı?
Bu sorular üzerine düşünmeli, yanıtlar bulmalı, tekrar
düşünmeli ve tekrar yeniden yanıtlar bulmalıyız. Geleceğe
umutla bakabilmenin yolu kaliteli bir yaşamı arzulamak ve
kendimizi kaliteli yaşama hazırlamak ve buna hakkımız
olduğuna kendimizi inandırmaktan ve kaliteyi yaşam biçimi
haline getirmekten geçiyor.
Dr. Erdal ATABEK bir yazısında bakın neler söylüyor:
“Kalite”, tutarlı insan, bilinçli yaşam demektir. “Kaliteli
yaşam” paranın elde ettikleriyle sağlanamaz. “Kaliteli
yaşam”, duyguların açıklanmasının kalitesi demektir.
“Kaliteli yaşam”, düşüncelerin kalitesi demektir.
Düşünebilmek, düşüncelerini geliştirebilmek, düşüncelerini
paylaşabilmek, düşüncelerini savunabilmek demektir.
“Kaliteli yaşam”, kendi hayatını yönetebilmek demektir.
Kendi iradesiyle, kendi seçimiyle, kendi yönlendirmesiyle
yaşamı başarmak demektir.
Kişinin bireysel kalitesini arttırması, toplumsal kalitenin
de artmasını sağlayacaktır. Toplumsal kalitenin artmış
olması kişinin bu dünyada kendisine, diğerlerine ve yaşamına
bir anlam bulmasını sağlayacaktır.
Yaşamı daha değerli ve daha anlamlı algılayabilen kişi
eylemlerinde, düşüncelerinde tutarlı ve üretme çabası içinde
olacaktır. Olumlu sonuçlar üretebilmek için olumlu
hazırlıkların içine girecektir. Kaliteli yolculuğa çıkan
bir kişinin;
- Okuması
- Gezmesi
- Kendini geliştirecek yeni insanlar tanıması
- Notlar alabilmesi
- Not aldıklarını yazıya dökebilmesi
- Kendini geliştirecek etkinliklere katılması
- Gönüllü çalışmaların içine katılması
- Düşünmesi
- Paylaşmayı becerebilmesi gerekmektedir.
OKUMAK
Okuma becerilerinin geliştirilmesi gerekir. Neyi okuyacağız,
nasıl okuyacağız, niçin okuyacağız? Hangi hızla okuyacağız?
Okuduklarımızdan notlar alıp, önemli gördüğümüz kısımların
altlarını renkli kalemlerle işaretleyip daha sonraki
okumalarımızda hızlı okumamızı sağlayabiliriz. Doğru ve
hızlı okuma tekniklerini kullanırsak daha kısa zamanda daha
çok bilgiye ulaşabiliriz. Çok hızlı okuma kurslarına
katılabileceğimiz gibi bu konudaki yayınları da okuyarak,
KİTAP YA DA KURSLARDA dile getirilen noktaları uygulayarak
okuma hız ve kapasitemizi artırabiliriz.
Roz TOWNSEND “Okuma Zenginliği” adlı kitapta daha iyi
okuma becerisinin yaşamda kullanmak zorunda olduğumuz
bilgileri hemen anlama ve yanıtlama yeteneğimizi
geliştireceğini ileri sürer. Yazara göre daha iyi okuma
becerisinin kazanılması
- Verimliliğimizi artırır,
- Bize zaman kazandırır,
- Olumsuz duygulardan, örneğin hayal kırıklığından korur,
- Başkalarıyla ilişkilerimizi güçlendirir,
- İş yapma perspektifimizi geliştirir.
GEZMEK
Hep aynı yerde olursak başka hiçbir yeri görme şansımız
olmaz. Oysa her yeni yer, hem doğal örüntü, hem insan
zenginliği ile bize birçok şey katabilir. Canlılar içinde
hareket etme yeteneğine, yer değiştirebilme özelliğine sahip
olduğumuz için ne mutlu bize. Değişik amaçlarla da olsa
insanlar yeni yerler keşfederler. Her yeni keşif bize yeni
bir şeyler katar.
NOTLAR ALMAK
Gerek okuduklarımızdan, gerek gezdiğimiz yerlerde
karşılaştığımız olaylar, kişiler, söylenenler hakkında
notlar almayı sürekli kullandığımız bir beceri haline
getirebiliriz. Düzenli notlar alınması halinde not alınan
şeyin hatırlanması, olaylar ve olgular hakkında doğru
ilişkinin kurulması sağlanabilir. Sürekli olarak hafızamıza
güvenmek yerine, hafızamıza güvenmekle birlikte notlar almak
bize pek çok şeyi sağlayabilir.
YENİ İNSANLAR TANIMAK
Her yeni insan bizim için bir zenginlik kaynağı olabilir.
Belki duymuşsunuzdur yabancı bir özdeyiş var: “RİGHT TIME,
RIGHT PLACE, RIGHT PERSON” yani doğru zamanda, doğru yerde
ve doğru kişiyle beraber olabilmenin öneminden bahseder.
Kimin doğru kişi olduğunu bilseydik direkt olarak ona
gidebilirdik. O halde yeni insanlarla tanıştıktan sonra
bilgi birikimimiz insanları tanıma yeteneğimiz ve
sezgilerimizle insanları tanıyabilir, kendi ortak yaşantı ve
gözlemlerimizle kişi hakkında da daha detaylı ve tutarlı
bilgi edinebiliriz. Kendimizi geliştirecek yeni kişilerle
tanışmak ve dengeli, sağlıklı bir duygusal ve kültürel
alış-verişe geçilmesi gerekmektedir.
YAZMAK
Hafızanın bireysel ve toplumsal anlamda zayıflığının önüne
geçebilmek için yazma eylemine geçilmesi gerekmektedir.
Yazmak konuşmak kadar kolay değildir, bu doğru. Ancak
konuşma gibi yazma da geliştirilebilir. Bireysel
gözlemlerimiz, okuduklarımız, dinlediklerimiz ve
düşündüklerimiz bize yazma sırasında gerekli olacaktır.
Düşüncelerin yazıya dökülmesi hem bunların kalıcılaşmasını,
hem daha sonraki adımlarımızda bakabileceğimiz notlar
olmasını hem de daha da derinleşmeyi sağlar.
KENDİMİZİ GELİŞTİRECEK ETKİNLİKLERE KATILMAK
Her türlü etkinliğe katılmak bize bir şey katar. Her türlü
etkinlik bize bir şeyler katarsa da, zaman ve kendi bireysel
amaçlarımız doğrultusunda ister istemez seçici olmak
durumundayız. Konferanslar, paneller, kurslar, sergiler,
dinletiler, toplu etkinlikler, resitaller, seminerler bize
büyük bir bilgi birikimi sağlamanın yanı sıra hem kişiler
arası ilişkileri geliştirmemize hizmet ederken hem de
olgunlaşmamıza yardım eder.
GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALARA KATILMAK
Gönüllü çalışmalara katılarak kendimize daha çok yardım
edebiliriz. Kendimizi daha değerli hissetme, işe yarama,
yeni dostluklar kurma, kendimizi geliştirme açısından
gönüllü çalışmalara katılım bizim oldukça yararımızadır.
TEMA, ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ, ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE
DERNEĞİ, EĞİTİM GÖNÜLLÜLERİ gibi birçok kuruluşun
çalışmalarına destek vererek hem toplumsal sorumluluğumuzu
yerine getirmek hem de kendimizi değişik açılardan
geliştirmek olanaklı hale gelecektir.
DÜŞÜNMEK
Düşünmek ciddi bir eylemdir. Kişi düşünceleri boyutunda
büyüktür. Düşüncelerini ifade edebilmek, paylaşabilmek ve
eyleme geçebilmek kişinin geliştirebileceği şeylerdendir.
DESCARTES “
Düşünüyorum, o halde varım” demiştir.
CHARLES KETTERING ise “Eğer birisi onu düşünmeseydi,
başka birisi onun yapılabileceğine inanmasaydı, başka biri
de yapmasaydı dünyada göklere değecek hiçbir şey olmazdı”
diyor. Bulunulan “an” içerisinde saçma gibi gelebilen birçok
düşünce zaman içerinse eyleme geçirebileceğimiz olağan bir
düşünce haline gelebilir. Zaten unutmamamız gereken
şeylerden biri de yanlış düşünce olmadığı, sadece “farklı”
düşünce olduğunu kabul etmemiz gerektiğidir.
PAYLAŞMAYI BECEREBİLMEK
Duygularımızı, düşüncelerimizi bir yandan geliştirirken bir
yandan da paylaşmayı becerebilmeliyiz
Paylaşmak insani bir eylemdir. İnsanın paylaşabileceği
kişilere sahip olması insana haz ve mutluluk verir. Henry
FORD “ Bir araya gelmek başlangıçtır, bir arada durabilmek
ilerlemedir, birlikte çalışmak başarıdır.” der.
Paylaşılamayan duygu ve düşünceler bize zamanla sıkıntı
verebilir. Kişiler arası iletişim, dayanışma ve yardımlaşma
için paylaşım esastır. Duygu ve düşüncelerimizi insanlarla
olduğu kadar elimize kalem alarak defterimizle de paylaşmak
olanaklıdır.
Sonuç olarak; kişisel kalitemiz varoluşumuzu simgeler ve
olacaklarımız hakkında bize ışık tutar. Kendimizi sürekli
geliştirirken, çevremizi de geliştireceğimizin farkına
varmalıyız. Yeni, yaratıcı ve olumlu bakış açılarının eyleme
geçmekle birlikte bizi geliştireceğinin farkına varmamız
gerekir. Yazının başında da dediğimiz gibi bugünü yaşamak,
geleceği planlamak ve geçmişten ders almamız gerekir.
Kaliteli yaşam yolculuğuna çıkmış olanlara bir selam,
binlerce selam...
Av. Ali ULUSOY
aliulusoy@happykids.com.tr
www.happykids.com.tr
|