Şu
cümleyi hiç duydunuz mu, “Fırsat kapıyı
çaldığında… kimse evde olmaz” ?
Şayet duyduysanız, size sorum şu olacak, “Fırsat
kapıyı çaldığında evde yoktuysanız,
neredeydiniz?”
Fırsat kapıyı çaldığında, bence evdeydiniz,
sadece gözlerinizi yeterince açmadığınız ve bu
fırsata hazırlıklı olmadığınız için… kapınızı
çalan fırsatı fark etmediniz.
Gördüğünüz gibi, hazırlıklı değilseniz, fırsat
kapıyı ne kadar çok çalsa da, duymazsınız.
Hepimiz aynı fırsatlar ile karşılaşmayız, ancak
fırsatlara hazırlıklı olup, fırsat aradığınızda,
hayal edebileceğinizden daha fazla fırsat ile
karşılaşacaksınız.
Aslında, fırsatlar her yerdedir. Tüm yapmanız
gereken, fırsatları fark etmesini öğrenmek.
Fırsatları fark etmenin ve onlardan
yararlanmanın en iyi yolu, ne olurlarsa olsunlar
fırsatlara hazır olmaktır. Bu fırsatlar,
mükemmel bir iş, hayallerinizin kadını yada
erkeğiyle karşılaşmak, şirketinizin yönetim
kurulu başkanlığına seçilmek vb. şeyler
olabilir.
Fakat, bir fırsata tam olarak hazırlıklı
olmanız, onunla karşılaşmanızı garanti
etmeyecek, karşılaşma şansınızı çok fazla
artıracaktır.
Whitney Young Jr.’ın söylediklerine bakın…
“Bir
fırsata hazırlıklı olup, bu fırsatı yakalamamak,
bir
fırsat yakalayıp, bu fırsata hazırlıklı
olmamaktan daha iyidir.”
Francis Bacon şöyle demiştir… “Akıllı
bir insan, bulduğundan daha fazla fırsat
yaratır.”
Hayatın Verdiği Küçük Talimatlar Kitabı (Life’s
Little Instruction Book) adlı çok satan bir
serinin yazarı olan H. Jackson Brown ise şöyle
diyor… “Fırsat, dans pistinde hazır
bekleyenlerle dans eder.”
Siz
de benim gibi, inanılmaz bir fırsatla
karşılaşan, fakat bu fırsata hazır olmadığı
için, yararlanamayan birini büyük ihtimalle
tanımış yada duymuşsunuzdur.
Belki de bu durum sizin de başınıza geldi, değil
mi?
Hazırlıklı olan insanların, tüm fırsatları
üstlerine çekmesi, öte yandan hazırlıksız
olanlarınsa, ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar,
tek bir fırsatla bile karşılaşmaması, çok
ilginç, değil mi?
Johnny Carson bakın ne diyor… “Yetenek
tek başına, sizi başarılı yapmaz. Hazır
olmadığınız sürece, doğru yer ve doğru zamanda
olmak da. Önemli olan soru şu: “Hazır mısınız?”.
Kendinize şu soruyu sorun, “Eğer
hayatınızın fırsatı ile yarın karşılaşsaydınız,
bu ne olurdu… ve bu fırsattan yararlanmak için
hazır olur muydunuz?”
Eğer
hayatınızın fırsatı için hazır değilseniz, bu,
neden hayatınızın fırsatınızı kaçırdığınızı yada
neden daha önce karşılaşmadığınızı açıklıyor
büyük ihtimalle. Size, hemen şimdi hayatınızın
fırsatı için hazırlanmaya başlamanızı
öneriyorum. Aksi halde, bu fırsat size hiç
gelmeyebilir yada geldiğinde, fark etmezsiniz
bile.
Ne
yazık ki, bu birçok insanın başına geliyor.
Birbirini ardına büyük fırsatlar ile karşılan
birisini tanımlamak için birçok insanın hangi
sözcüğü kullandığını tahmin edebilir misiniz?
Evet, kesinlikle haklısınız,
ŞANSLI!
Bana
göre ŞANS, “Doğru
Bilgiyle Emek Sarf Etmektir.”
Birisi, hem akıllıysa hem de çok çalışıyorsa,
çok şanslı olur, değil mi?
Siz
de şanslı olmak istiyorsanız, ulaşmak
istediğiniz için çalışın, çabalayın ve hazır
olun.
Örneğin, çalıştığınız işten memnun değilsiniz ve
şu anda başka bir iş bulmak istiyorsunuz,
istediğiniz iş için şu anda gerekli nitelikleri
sahip olmayabilirsiniz, o halde her gün, bu işe
hazırlanmak için kendinize belirli bir zaman ve
enerji ayırın. Böylece, istediğiniz iş fırsatını
yakaladığınızda, bu iş ve fırsat için hazır
olacaksınız.
Siz
de birçok kişinin yaptığı gibi, rahat
koltuklarınızda oturup, daha iyi bir iş bulmayı,
daha fazla para kazanmayı, daha iyi bir evde
yaşamayı, daha hoş insanlarla tanışmayı, daha
şanslı olmayı sadece dilemeyin ve sadece
bunların hayalini kurmayın.
Bunların yerine, kendinizi mümkün olduğunca tam
hazırlayarak, kendi şansınızı yaratmanın
sorumluluğunu alın. Bunu yaptığınızda,
yararlanmanızı bekleyen birçok fırsatla
karşılaşacaksınız.