ANA SAYFA

DÜŞÜNCE ATÖLYESİ
 

 


 

 

 

 

 

 
MAVİ GÜL


-Tüm engelli çocuk anne ve babalarına-



Gökçe küçük bir kızdır,
Sevimli küçük bir kız...
Gözleri kahverengi, saçları koyu kahve...

Saçları gözlerinin üzerine düşünce
Gökçe geriye atmak ister.
Fakat elleri hemen alnına gitmez.
Bunun yerine ellerini tomurcuklarını açan bir çiçek gibi büker,
Sonra, sonra atara saçlarını
Gözlerinin üzerinden arkaya.

Görüyorsunuz Gökçe farklıdır.
Farklı mı?
Evet farklıdır diğer kız çocuklarından.

Fakat elbette bütün insanlar
Hep aynı şeyi düşünmek,
Hep aynı şekilde davranmak
Hep aynı olmak zorunda değillerdir.

Bana göre Gökçe mavi bir gül gibidir:
Nadir, farklı ve çok güzel.

Gökçe hastaneden eve ilk geldiğinde
Pembe ve her tarafı şiş bir bebekti.
Çok sık ağlardı, çok ağlardı diğer bebeklerden.

NİÇİN?

Belki de onu ürküten farklı gölgeleri gördü.
Belki de ona çok tuhaf gelen sesleri işitti.
Büyüyünce Gökçe annesine daha yakınlaştı,
Ve ona sımsıkıca bağlandı.

Bilirsiniz "Yavru bir kedinin kuyrukları kesilirse,
kulakları daha keskin olur." derler.

Bir kuyruğun bir yavru kediciğin
Daha hızlı koşmasına yardım ettiği doğrudur.
Fakat kuyruksuz bir yavru kedi de daha iyi duyar,
Ve ayak seslerini diğer yavru kedilerden
Daha önce hisseder.

Bazı çocuklar bağıra bağıra oynarlar:
"Kuyruksuz ke-di
Kuyruksuz ke-di"

Bazen Gökçe annesine koşmak ister,
Sımsıkı sarılmak ister,
Görünür bir neden yokken,
En azından bizim görebileceğimiz bir neden yokken.

Ve bir zaman sonra,
Gökçe'nin dünyasının bazı yönlerden
Bizim bildiğimizden biraz farklı olduğunu anlar,
Bizim tamamen hissedemediğimiz
Bir dünyanın içinde olduğunu düşünmeye başlarız.

Oralara gidebilmek
Gidebilmek bir şekilde,
Diğer gezegenlere gitmek gibidir.
Bu yolda Gökçe, sanki bir ekranın,
Bizim göremediğimiz bir ekranın arkasında gibidir.
Belki çok güzel renkleri vardır.
Belki renkler onunla konuşurken
Dikkatimizden kaçmaktadır.

Rivayet olunur ki:
Balıkların dalgalarla taşınan
Kendi dilleri ve kendi müzikleri vardır.
Kulaklarımız yeterince keskin olmadığından
Biz bu sesleri işitemeyiz.

Belki de,
Gökçe bizim asla duyamadığımız sesleri duyabilmektedir.
Belki de bu yüzden kendi kendine sıçramakta
Ve kendince dans etmektedir.

Bazen Gökçe'nin bir kuş olduğunu düşünürüm:
Kanatları kısa olan bir kuş.
Öyle bir kuş ki, uçması çok zor,
Daha çok kuvvet,
Daha çok çaba,
Daha çok zaman gerekiyor.

Normal kanatlı bir kuşun
Uçması daha kolaydır.
Fakat bir kuşun,
Kanatları kısa olan bir kuşun,
Uçmayı öğrenmesi için daha çok çalışması gerekmektedir.

Birde...
Fırtınalı bir öğleden sonrası,
Sallanan koltuğunda oturup
Kollarında oyuncak bebeğini sallayan
Bir başka Gökçe vardır.
Endişelidir, düşüncelidir ve sessizce sorar:

"Anneciğim,
Özge benim özürlü olduğumu söylüyor.
Bu ne demektir anneciğim?
Özürlü?

Çocuklar 'Geri' diyorlar ve gülüyorlar
Niçin gülüyorlar anneciğim?"

Gökçe'nin anlamadığı çok şey vardır.
Fakat diğer insanların da
Gökçe hakkında anlamadıkları çok şey:
Gökçe'nin kuyruksuz bir yavrukedicik gibi olduğu,
Gökçe'nin farklı bir müziği duyduğu,
O'nun korunmak zorunda olan
Kısa kanatlı bir kuş gibi olduğudur.

Gökçe mavi bir güldür, çok tatlı ve sevimli...
Ve o kadar az mavi gül var ki dünyamızda,
Bu yüzden haklarında bir çok şeyi bilemiyoruz.
Bildiğimiz sadece:
MAVİ GÜL'lere saygı duyup,
Daha fazla sevgi vermemiz gerektiğidir.

Gerda Klein'dan esinle...
Ali ULUSOY, 1989

***

Av. Ali Ulusoy

1989, Ankara

aliulusoy@happykids.com.tr
www.happykids.com.tr

 

YORUM DEFTERİ

YORUMLARINIZI, ÖNERİLERİNİZİ
BEKLİYORUZ..