ANA SAYFA

Düşünce Atölyesindeki Diğer Yazılar
   
 

ENGLISH DEUTSCH

    
ANA SAYFA
ÇOCUKLARA
GENÇLERE
YETİŞKİNLERE
ANA-BABALARA
ENGELLİLERE
PROFESYONELLERE
BAYİLİK-TEMSİLCİLİK
EĞİTİMCİLERİMİZ
BASINDA Happy Kids
DÜŞÜNCE ATÖLYESİ
PROJE SEPETİ
REFERANSLARIMIZ
GELİN TANIŞ OLALIM
YASAL UYARI
GÖNÜLLÜLÜK
OYUN SAYFASI
LİNKLER
İNSAN KAYNAKLARI
SİTE İSTATİSTİKLERİ
İLETİŞİM
2005 Faaliyetlerimiz
Etkinlik Ajandası
   
 

Okul Müdürlerine - Dernek, vakıf, sendika ve meslek örgütlerine - Şirketlere - Dersanelere, Anne babalara - Çocuklara - Gençlere, Üniversite Kulüplerine - Yatırımcılara, İş kurmak isteyenlere işbirliği öneriyoruz.

Happy Kids'ten İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

HAYDİ HEP BERABER... AYAĞA KALKIN! BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ...

 

 

 seminer-stk.pdf        seminer-egitimkurumlari.pdf

Ali Ulusoy'un seminer verdiği kuruluşları  REFERANSLARIMIZ linklerinde Geribildirimleri ise www.happykids.com.tr/yetiskinlere.htm linklerinde görebilirsiniz.

Seminer talepleriniz için (DETAY FORM),  iletişime geçebilirsiniz.

 

 

AB Eğitim Kültür ve DİĞER HİBE PROJELERİ DESTEKLERİMİZ

 

ÇOCUKLAR İÇİN DRAMA KURSU

İLKÖĞRETİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLAR İÇİN DRAMA ve ÖZGÜVEN KURSUMUZ  CUMARTESİ SAAT 10.30 DA BAŞLIYOR. 7-10 YAŞ ÇOCUKLARIMIZI

BEKLERİZ...

 

 

FORUMLAR DİZİNİ

  İNSAN KAYNAKLARI YAZILARI
EĞİTİMCİLER-UZMANLAR PAYLAŞIYOR
ÖĞRENCİLER KONUŞUYOR
ALINTILAR - BEĞENDİĞİNİZ YAZILAR
ETKİNLİKLER
BİR ÖNERİM VAR
GELİN TANIŞ OLALIM

MUTLU BİREY FORUM SAYFALARIMIZDA SİZİ BEKLİYORUZ

 

 

 

 

 

 

 

 Happy Kids - Mutlu Birey Motivasyon Merkezi

Çocukların yaşama sevincini artırmak, amaç belirlemeleri amaçlarına ulaşmak için çalışmaları, kendilerini değerli hissetmeleri, ders çalışmaya odaklanmaları,

Anne-babaların çocuklarının yaşam başarısını artırmaları, aile içi barış ve huzuru artırmaları,

Okulların, öğretmen-öğrenci-veli  başarı ve mutluluğunu artırmaları,

Kurumların, çalışan ve işveren motivasyonunun artırılması, verimin artırılması, sinerji yaratılması,

Gençlerin, daha kolay iş bulabilmeleri, iş yaşamına hazırlanabilmeleri, fark yaratan bireyler olabilmeleri, yılgınlığa düşmemeleri, kendilerini değerli hissetmeleri

amacıyla eğitim, danışmanlık ve organizasyonlar düzenler...

 

DOWN SENDROMU ve... Ben Ozan Ulusoy Sizce mutlululuk nedir?  Ozan'ın TV de ki MUTLULUK TANIMI (Audio)

Happy Kids Kurucusu:  Ali Ulusoy kimdir?

 

Sık kullanılanlara ekle         

 

Giriş Sayfası Yap!     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mutluluk Her şeye Rağmen. Umutlar Hiç Bitmesin.

"Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir."

Mustafa Kemal ATATÜRK

19-20 Aralık 2006 Salı ve Çarşamba günleri saat 14:00 –17:00 arasında Gazi Üniversitesi İşletme Araştırma Topluluğu’nun düzenlediği Kişisel Gelişim Toplantılarının konuşmacı konuğuydum. “İş Yaşamı Bizi Bekliyor – Fark Yaratan Birey Olmak” başlıklı bir seminer verdim.Geribildirimler

Toplantıyı düzenleyen arkadaş toplantıya katılacak öğrenci arkadaşlar için en önemli olanın “Sertifika” olduğunu özellikle belirtmişti.

Elbette katılan bir etkinlikten bir katılım belgesi alınması doğru bir şeydir. Seminerin, katılım belgesinin yanı sıra izleyici olarak katılacak olan arkadaşlara dağıtılmak üzere içinde seminer notları daha sonra bakmaktan hoşlanacağı e-kitaplar yararlı bilgilerin olduğu dosyalar ve 5 yıl boyunca kullanabilecekleri bir ajanda programı olan bir CD hazırladık arkadaşlarımıza.


Seminer her iki günde 14:00 de başlaması gerekirken yarım saat gecikmeli olarak başlaması öncelikle “Zaman yönetimi” konusunda bir eğitime gereksinim duydukları düşüncesi verdi bana.


Seminer bence başarılı geçti beklediğim gibi. Geribildirimlerden bunu yeterince aldım. Salonda eğitim süresince hem gözlem yapma hem de bildiklerimi paylaşma olanağı buldum.

Bunları sizlerle de paylaşmak istedim.


Bir örnekten bile yola çıksak, üniversite öğrencileri

  1. Umutsuzlar, umuda ihtiyacı var.

  2. Başarılı olmada şans faktörünün çok fazla olduğuna inanıyorlar.

  3. Bölümlerinin ne denli önemli olduğunun farkında değiller.

  4. Günceli takip etmiyorlar

  5. Olumlu örnekleri görmeye açlar.

  6. Yüklediğimiz bilgiden çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyorlar.

  7. İş bulamayacakları ile ilgili kaygıya şimdiden düşüyorlar.

  8. Duyarlılar.


 

  1. UMUTSUZLAR


Sorumlusu kim ? Sadece Onlar mı?

-Öğretmenlerinin

-Çevrelerindekilerin

-Yöneticilerinin

-Ailelerinin

hiç suçu yok mu?


Onlara umudu gösteremediğimiz için kendi payımıza düşen sorumluluğu kabullenmeyecek miyiz?


 

  1. ŞANS FAKTÖRÜ


İş kurmayı düşünebiliyorlar. Sermaye birikimleri olmadan olmaz diyorlar. Sermayenin tek başına yeterli olmadığının, onu kullanacak donanımlı, girişimci bireye gerek olduğuna ikna edemiyoruz. Belki de en küçüğünden başlamak gerektiğini anlatamıyoruz.

Televizyondan, gazetelerden gördükleri, duydukları okuduklarıyla sıradan bir kişinin çok da kolay başarılı olamayacağını düşünüyorlar.

 

  1. BÖLÜMLERİNİN ÖNEMİNİN FARKINDALAR MI?

Başkentte iyi bir ismi olan fakültenin öğrencileri. Belli ki iyi sayılabilecek bir puanla üniversiteye girmişler. İktisatçı, kamu yöneticisi, işletmeci, çalışma ekonomisti olmak üzere eğitim alıyorlar. Ülkenin geleceğinde çok önemli işlevleri olduğunun tam da farkında değiller. Büyük bir çoğunluğu kamuya sırtı dayamanın en uygun gerçek olduğunu düşünüyorlar.

  1. GÜNCELİ TAKİP


İktisatçı olmalarına karşın bir iki dışında bu yıl Nobel Barış Ödülünün Bangladeşli bir iktisatçının aldığını bilmiyorlar. Gelgeç değerlerin dayatıldığı bir kuşak olmanın sancısını hissediyorlar. Öğrenci kredileri ve ailelerinden gelen harçlıklarla belki de sadece içinde bulundukları ayı doldurmaya çalışıyorlar.

Günceli iyi anlayabilmek için yakın geçmişi ve uzak geçmişi biliyor olmalarının gerekliliğinin tam kavrayamamışlar. Herkes gibi onlarda not için öğreniyorlar, ya da öğrenir gibi yapıyorlar.

 

  1. OLUMLU ÖRNEKLERİ

Olumlu örnek gördüklerinde takdir ediyorlar. Daha çok örneği yanlarında hissetmek istiyorlar. Kendilerini anlayabilen, kendileriyle paylaşabilen, kendilerine de söz hakkı veren büyüklerini istiyorlar. Sessiz duruyorlar ama söyleyecek sözleri var. Daha çok katılıma ihtiyaçları var. Daha çok önemsenmeye ihtiyaçları var. Devleri yolunda gördüklerinde, aslında bazılarının cüce olduğunun farkına varıyorlar.

  1. YÜKLEDİĞİMİZ BİLGİDEN

Yüklediğimiz bilgiden daha çok bilgiye kaynağa, olumlu modele, umuda, anlayışa ihtiyaç duyuyorlar. Bilgiye kolayca erişebilmelerini sağlayabildiğimiz takdirde almaya hazırlar. Bilgiyi alıp işleyip yeni bilgi üretmelerini sağlamak için de sadece verici olmak yerine, onlara öğretmek yerine birlikte öğretmenin yollarını açmamız gerekiyor.

  1. İŞ BULAMAYACAKLARI


Yeni iş alanlarının açılmasını sağlamak, krediler vererek iş deneyimlerinde gerçekleştirmelerini sağlayabiliriz. Deneyim kazanmaları için zamana gereksinim duyduklarını onlar da biliyorlar. Deneyimli fakat halen işsiz olan emekli ya da aktif, iş piyasanın içinde olanlardan yararlanmalarını sağlayabiliriz. Çalışma deneyimi kazanmaları için mezun olduktan sonra asgari ücretle bile olsa en az 2 yıl umutlarını kaybetmeden çalışabilmelerini sağlayabiliriz. Onları bu dönemde edebilecek işverenlere sosyal güvenlik payı, vergi konusunda sağlayabiliriz. Hatta iş olanağı yarattıkları için maddi olarak da destekleyebiliriz.

  1. DUYARLILAR

Her kuşak kendisinden sonra gelenleri sorumsuz, duyarsız, amaçsız olarak nitelendiriyor. Sanki kendilerinin hiç kusuru yokmuş gibi. Aslında değiller... Duygusuz değiller. Duyarsız değiller. Keşfedilmeyi, önemsenmeyi, rehber olunmasını, kendilerine güvenilmesini bekliyorlar o kadar.


Yukarıdaki yazıları Kızılay’ dan Eryaman’ a giderken metro ve metrodan aktarma otobüsünde yazdım. Otobüste yazı yazdığımı gören otuz yaşlarındaki bir bey “Abi sen ne yapıyorsun? Sürekli yazıyorsun sabahları da görüyorum” dedi. Ben de bir makale, yazı yazdığımı söyledim. Daha sonrada yazmaya devam ettim. Ayıp olmasın diye on dakika sonra da Ben “Siz ne iş yapıyorsunuz?” diyerek sordum. “Memurcuğum” dedi. “Herkes memur olmaya çalışıyor, memurluk güzel değil mi?” diye sordum. “Memur var, memurcuk var” dedi. “Bir memurcuklar var bir de işin başında olan, kaymağını yiyen memurlar. Bazı özellikli, parası bol olan yerler var... Birde Genel Müdür, hakim, askerlikteysen paşalar var” dedi. Onlar ise memurlarmış.

Onun deyişiyle “memurcuk” olmaya can atıyor bizim üniversite öğrencileri ya da yeni mezunlar. Ancak memuriyete girince oranın tam da istedikleri yer olmadığını girince şikayet etmeye başlıyorlar.

Otobüsün hemen hemen ortalarındaydım. Otobüs koltuklarında oturanların birkaç kişisi dışında mutsuz görünüyorlardı. Kaşları çatık, yorgun ve umutsuz gibiydiler. Orhan Veli’ nin dediği gibi “Bir ben mi keyif ehliyim” diye düşündüm içlerinde...

Cahit arkadaşım daha önce konuşma yaptığım Kazan’ da bir konuşma daha yapıp yapmayacağımı sordu. Konu başlığı olarak da “Mutluluk, Her şeye Rağmen” olabilir mi diye sordu. Cahit Bey, “İnsanları kandıracak mıyız?” diye sordum şakayla. “Bir biz kaldık kandırmayan” dedi. Gülüştük. Messenger’ in arkasında birbirimizi görmeden. “Mutluluk Her şeye Rağmen. Umutlar Hiç Bitmesin” koydum bende Şubat Ayının başında yapacağım söyleyişimin adını.

Evet, mutluluk, herşeye rağmen... Mutsuz olma hakkımız var mı, ya da umutsuz olma! Elbette yok...


Bekleriz Efendim!


Av. Ali Ulusoy, 22 Aralık 2006

 

www.happykids.com.tr

info@happykids.com.tr

YORUM DEFTERİ

YORUMLARINIZI, ÖNERİLERİNİZİ
BEKLİYORUZ..