|
BİR RESMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nurşen
GÖRŞEN* 26.03.05
Sağ
olsun, ‘net yorum’ da bir deneme yazımı okuyan genç Umut, E-
maille bana ulaştı ve gençler için yazmaya devam etmem
konusunda isteğini belirtti. Teşvik edici beğenisi
karşısında mutluluk duydum. Duyarlı gençlere, yetişkin, anne
ve eğitmen olarak her zaman sevgimiz, sözümüz var.
Gençlerimizi toplumda, iyi ve doğru kararlar almış, öz
kimliğini kazanmış, toplumun değerlerine uygun bireyler
olarak görmek istiyoruz. Emperyalist kültür kuşatmasının
hedeflediği düşünmeyen, üretmeyen, sorgulamayan, sadece
söyleneni yapan, geleceğini planlamayan ve gelişmelere
sessiz kalan kuşak olmalarını istemiyoruz. ‘Genç’ olmanın
özelliklerine saygı duyuyoruz. Onların tedirgin, kuruntulu,
zor beğenen, çabuk tepkili, bağımsızlık çabaları içindeki
hallerini biz de yaşadık. Anlayışla karşılandığımız an’lar
da oldu, anlaşılamadığımız an’lar da.
Umut
bana bir de profilden resmini göndermiş, arkası dönük.
Profilini inceledim, kendi oğluma bakar gibi; kumral, düzgün
hatlı, pırıltılı gözleriyle geleceğine bakıyor . Ama neden
arkası dönük? Açık mavi eşofmanının sırtında İtaliana yazısı
var. Yazı, bir resimde plastik değeri açısından olması
gereken yatay çizgi yi oluşturmuş,açık mavi lekeli
eşofmanın dikeyliğiyle denge sağlamış. Fon koyu. Resmin
açık-koyu dengesi de tamam. Hafif tebessüm eden, yumuşak
bakışlı, düşünceli bir yüz. Ama neden arkası dönük! O belki
artistik olsun diye öyle poz verdi. Belki objektife ani
yakalandı. Ama bana göndermek için niçin o resmini seçti,
yoksa farkındalık dışında mıydı seçimi? Bir anlamı olmalı…
Beden dili ne çok şey söyler insana; bir çok sözsüz mesaj
geldi resimden. Kimi zaman insanların duygularını anlamak
zordur. Kendilerine soramayız, çünkü ne hissettiklerini
genellikle söylemek istemezler. Söylemek isteseler bile,
çoğu kez duygularını kendileri de bilemezler. Kendimce,
söyleyemediklerini anlamaya çalıştım genç Umut’un;
yetişkinlerce anlaşılamamasından kaynaklanan küskünlük,
sitem, güvensizlik, mantığına- beklentilerine uymayan
kabullenmek zorunda kaldığı çelişkilere karşı söyleyemediği
kızgınlığın ifadesi miydi? Anlaşılmıyorum, onaylanmıyorum,
mu diyordu…
Sen
VAR’sın Umut! Bütün gençler gibi, varlığın bu evrende
kıymetli bir değer. Başkalarından önce sen kendinin önemli
olduğunu bil. Belirli devrelerde günlük yaşamımızdaki
aksiliklerden hoşnut olmayabiliyoruz. Böylesi durumlarda ben
yaşama film sahnesi gibi bakıyorum ve bu filmi daha önce
görmüştüm, yaşamıştım diyorum. Fotoğrafın bana, bu konuda
daha önce kaleme aldığım duygularımı anımsattı:
Hayatta her şey olur ya.. Siz her şey güllük gülistanlık
gidiyor derken, ansızın bir şeyler ters gitmeye başlar. Film
şeridi kopmuş ya da bant durdurulmuştur. Şaşkınca
bakakalırsınız. Farkında olmadığınız veya olamayacağını bir
aksilikle karşı karşıyasınızdır. Filmin devamı isteğiyle
tekrar tekrar tersliğin üzerine gidersiniz, nafile..
Hepimizin başına gelir böylesi durumlar. O anlarda neler
duyumsarsınız?
Yaşamda kaza diye bir şey yoktur. Hak ettiğimiz deneyimlerle
karşılaşırız. Bu nedenle içinde kalmayı seçtiğimiz her bir
durum, ilişki ve ortam için sorumluluk almamız ve kendimize
şu soruyu sormamız gerekir. “Bunda benim için ne yarar var?”
Yarar yoksa “Yuh olsun” demek yerine o durumu değiştirin.
Elbet Amacımız kendimizi ezdirmek, dışlatmak ya da
yıldırmak değilse.
Karar veremiyorsanız, o kimseye ya da duruma nasıl
davranmanız gerektiğine ilişkin bantlarınızı durdurarak
bedensel ya da duygular bağlamında gerçekten neler
duyumsamakta olduğunuzu görmeye başlayın. Sezgileriniz size
ne diyor. Bedensel gevşeme ya da gerginlik mi duyuyorsunuz
ve duygularınız açıldı ya da büzüldü mü ?
Kendi filminizin hem oyuncusu, hem yönetmeni, hem de
senaristi olun. Bir sahneyi birden fazla çekmekten
korkmayın, ancak her çekim arasında da bir fark olmasına
dikkat edin. Abartılı olmayın. Gerçekçi olun ancak aşırıya
kaçmayın. Kuzu lezzetlidir ama çok yerseniz hazımsızlık
yapar…
Hasılat kaygısı ve sansür korkusundan uzak durun. Film
şeridi tükenir bir malzemedir elbette. Ancak
özgürlüklerinizi de unutmayın. Böyle anlarda, size
bahşedilmiş ve ancak çok çalışarak mükemmelleştirilen bir
yeteneğinizi kullanın. “Boş verin ”. Hiçbir şey yokken ne
vardı? “Kamera stop!”
_____________________________________
*Sanat
Eğitmeni/Ressam
nursen.gorsen@gmail.com
http://www.gorseldil.egitimi.com
|