ANA SAYFA

Düşünce Atölyesindeki Diğer Yazılar
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
 

 

 

 

 

HERŞEY ÖĞRENİMDEN GEÇER

Nurşen GÖRŞEN* /10.08.2004

 

 Dekart’ın "Düşünüyorum öyleyse varım" sözü,  toplumumuzda çoğunluğun benimsediği yaşam ve seçim tarzlarına, yanlış- fazla ve gösteriş tüketimine bakarsak "Tüketiyorum öyleyse  varım" a dönüştü maalesef .

Yaşamda insanlar için sonsuz seçenekler vardır ama çoğumuz seçimlerimizi, anlam-amaç yüklemeden, düşünmeden, fark gözetmeden yaparız. Örneğin televizyonlarda boy gösteren “Pop Star”, “Biz Evleniyoruz”, “İkinci Bahar”, “Star Model” vb. programları için halktan oylama desteği istenir. Oy kullanacaklara orada kısmi yaşam vaat edilerek. Çok kişi cep telefonlarındaki konturlarını bu amaçla harcar, kendini o yaşamın içinde görmek istercesine… Gençlerin çoğu gündemde olan  şarkıcı ve sporcu starların giyim tarzlarını, konuşmalarını, davranışlarını taklit ederek onlara benzemeye çalışır. Belinden aşağıya doğru iki-üç kat zincir sarkıtır. Tarkanvari zıplar, Ümit Davala modeli saçını kazıtır, çizdirir. Pahalı veya marka olan şeyleri satın almakla  bir üst sınıfa atlamış sayar kendini. Arkadaşlarıyla bu konularda rekabete girer.

Toplum içinde yaşayan bireyleri gösteriş tüketimine yönelten nedenler sosyal ve ekonomik yapı, gelir ve servet artışı, moda,  promosyonlar ve reklam benzeri konulardır.. Popüler kültür söylemler de psikolojik açıdan kişiyi etki alanına alır, rekabet içine sokar insanları. Çalışmak, daha güzel bir çevre yaratmak, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, işsizlik, geçim sıkıntısı , ÖSS, LGS, KPSS’yi ciddiye almayanlar  gerçek yaşamda olumsuz sonuçlarla, 0 puanlarla yüzleşirler.

 Psikoloji literatürü bilinç ve fark etme kavramlarını birbirini açıklamakta, birlikte kullanılır;"Bilinç bir fark etme sürecidir." denir. Bazen kendi kendimizin bile farkında değilizdir. Gerçekten ne istediğimizi bilmediğimiz için tüketim furyasının içine düşeriz.Dış dünyaya uyum sağlayabilmek için, dışarıdaki uyarıcılarla ilgili algılarımızı, görünürdeki ve görünenin altındaki empoze edilen- dayatılan- duygu ve istekleri fark edebildiğimiz zaman tüketim etkileri bizi yönlendiremez ve tutsak edemez.. Amaçlarımız da dağılmaz.  Kendimize dışarıdan bakabilmenin, “Ne yapıyorum, seçimim doğru mu, amacım nedir” ,”Gerçekten istediğim, ihtiyacım olan bunlar mı, bana yararlı mı?” diyebilmenin yolu öğrenimden geçer.

İnsan kendi varoluşunu oluşturan iradeye sahiptir. Doğru ve yararlı seçimler yapmak bizim elimizde. Yaşamımızda asıl önemli olanları görebilmek, empoze edilen-dayatılanları anlayabilmek  için farkındalık düzeyimizi arttırmamız, yaşamı tümüyle kucaklamamız  gerek. Bu da eğitim/öğretimle olur.

*Sanat Eğitmeni

nursen.gorsen@gmail.com

http://gorseldil.egitimi.com