|
|
|
Ozan'ın Arkadaşlarına
Mektubu...
|
|
|
Çocuklarınızın yazdıkları mektuplar değerlidir
değil mi? Benim zihinsel engelli olan oğlumun da
sınıf arkadaşlarına yazdığı bir mektup var,
sizlerle paylaşmak istedim. İmla hatalarını
düzeltmedim.
KONU: Sana bu mektubu
dostluğumuz ve aramızdaki
farklılıkları sana yazıyorum.
BÜTÜN ARKADAŞIM
Sevgili Güliz
ve Umut ve değerli arkadaşlarım, sizleri öyle
seviyorum ki! Annemden babamdan çok seviyorum.
Arkadaşlarım aramızdaki farkları daha
bilmiyorum. Eğer biriniz aramızdaki farkları
biliyorsanız açık açık söyleyin. Arkadaşlarım bu
mektubu sizlere yazıyorum. Sizlerle yarın okulda
görüşürüz diyorum. Sizleri birer birer severim.
Sizleri öyle özledim ki aklımdan çıkmıyorsunuz
hiç. Arkadaşlarımı yani sizleri çok özledim.
Arkadaşlarımı hiç unutmadım unutmayacağım da.
Arkadaşlar kara günde belli olur derler
atalarımız. Arkadaşlarım bu farkları düzeltirim.
Öğretmenlerimi sizi sevdiğim kadar severim en
çok öğretmenleri severim.
Öğretmenler ve öğrenci arkadaşlarım sizi çok
özledim. Hepinizi öyle özledim ki anlatamıyorum.
Arkadaşlarım eğer biliyorsunuz lütfen söyleyin
lütfen hepinizi çok ama çok seviyorum. Eğer beni
seviyorsanız açık açık söyleyin lütfen. Hepinizi
çok ama çok seviyorum. Lütfen bana yardım edin.
Hepinizi birer birer severim. Size rica ederim
bizi durumdan kurtarın. Lütfen kurtarın bizi bu
durumdan. Arkadaşlarım aramızdaki farkları bilip
söylemiyorsanız utanmayın söyleyin.
Ozan ULUSOY
(Ozan bu mektubu Türkçe öğretmenin verdiği ödev
için 6. sınıftayken yazdı. Kendisini anlıyor,
başkalarının kendisini nasıl algıladığını
sorguluyordu bu mektupta. Arkadaşlarının eğer
kendisiyle aralarındaki farkı biliyorlarsa
açıklamaya davet edişi beni, onlara “utanmayın
söyleyin” deyişi beni çok etkilemişti.)
Ozan’ın İngilizce Dersi Yazılısında Verdiği
Kağıt
Öğretmenim yazılı olmak istemiyorum. Canım
sıkkın Öğretmenim
Beni
affedin olur mu?
SEVGİLERİMLE
Kadir Ozan Ulusoy
(Bir
gün Ozan’ın okuluna giden eşim bir akşam işten
eve geldiğimde Oğlumun okuluna uğradığını,
öğretmeninin kendisiyle konuştuğunu, Ozan’ın
İngilizce yazlısında soruları yanıtlamayıp
yukarıdaki mektubu yazılı kağıdı olarak
verdiğini öğrenmiş.)
Onaltı yıldır
seninleyiz sevgili oğlum Ozan. Senden çok şey
öğrendik. Sana çok şey borçluyuz.
Sizlere ileride
Ozandan daha fazla haber vereceğim...Ozandan ve
onun gibi arkadaşlarından hepimizin öğreneceği
çok şey var.
Sevgiyle kalın.
Ali ULUSOY
www.happykids.com.tr
|
|
|
Hayatınızdan
Sorumlu Olduğunuza İnanmıyorsunuz
O Halde, Hayatınızdan Kim Sorumlu?
Üzerinde en çok kontrole sahip olduğumuz kişinin,
kendisine en az güvendiğimiz kişi yani KENDİMİZ olması
ilginç, değil mi?
Ulaşmak istediğimiz başarıdan sorumlu olan kişi, anneniz
yada babanız, erkek yada kız kardeşiniz, patronunuz yada
iş arkadaşınız değil, aynada gördüğümüz kişi.
Geleceğinizin nasıl olacağına bir tek siz karar
verebilirsiniz. Bu yüzden kendinize bir şans verin.
Gelecek, beklediğinizi getirir.
Kendi hayatınızın kontrolünü ele geçirmek, zor bir
şeymiş gibi geliyorsa, o halde, hayran olduğunuz
birisinden ihtiyacınız olan güveni alın. Hayran
olduğunuz kişi gibi davranın, kısa bir süre sonra,
etrafınızdaki insanlar, size, hayran olduğunuz kendine
güvenen kişi gibi davranacaklardır.
Bu güzel tepkiyle, kendi özgüveninizi kurmaya
başlayacaksınız. Bir kariyer değişikliği yapmaya
ihtiyacımın olduğuna karar verdiğimde, kariyer yapmak
istediğim alanda benden daha önce başarılı olmuş
olanlardan ihtiyacım olan güveni ödünç aldım. Şimdi
bulundukları yerlere gelmek için yaptıklarını yaparak,
onların öğrendiklerinden ve deneyimlerinden
yararlanabilirim.
Hiçbir şey size, öğrenmek
ve öğrendiği uygulamak gibi özgüven kazandırmaz.
Hepimiz, kimsenin sahip olmadığı özel bir
yeteneğe sahibiz. Yeteneğimizi bulup, onu çok iyi bir
hale getirmek ve yeteneğimizin, tüm eksik noktalarımızı
daha iyi bir duruma getirebilmesi bize bağlı. Ben, iyi
bir konuşmacıdan çok, iyi bir dinleyici olduğumu
keşfettim. Bir sünger gibi tüm konuşulanları emdiğimi
fark ettim. Daha sonra, bu benim özsaygımı artırdı ve
artık herkesle konuşabiliyorum.
Çocukken kaçımız normal birisi olmanın hayalini
kuruyorduk? Pek çoğumuzun böyle hayaller kurmadığını
tahmin ediyorum. Hayallerimizi gerçekleştiremediğimiz
için kimi suçluyoruz? Başkalarının tercihlerinin bizim
gerçeğimiz olmasına izin vermemeliyiz. Düşünme tarzımızı
değiştirmek için çok geç değil. Büyürken edindiğimiz
alışkanlıklar, kolayca unutulabilir.
Çocukken sahip olduğunuz yaşama tutkusunu tekrar
kazanmalısınız. Hayallerinizin peşinden koşmak için asla
çok geç değildir. Bir zamanlar, hep aynı biçimde
yaşayacağımı düşünürdüm, ta ki bana önem veren birisi
şunları söyleyen dek, “Kendine bir şans ver ve bir birey
ol.” Eğer arkadaşım bana güveniyorsa, peki, neden ben
kendime güvenmeyeyim?
Pozitif olmaya yönelik yapılan bilinçli bir çaba,
pozitif hareketle sonuçlanacaktır. Bu hareketle
birlikte, bir birey olmaya uzanan güven gelir, çünkü
gelişiyorsanız, büyüyorsunuz demektir. Gelişmeye
elinizden geldiğince devam edin.
Yaşayacağınız özgürlük, hayatınızda yaşayacağınız hiçbir
şeye benzemez. Kendine güvenli kişiler, sürekli
gelişirler. Büyük şirketlerin başkanları ve önde gelen
yöneticilerinin ilgilerini nasıl çekip, onlarla nasıl
konuştuğum hala beni şaşırtıyor. Daha birkaç yıl önce,
böyle bir şeyi yapabilecek bir durumda değildim.
Herkesin eşit ve aynı olduğunu öğrendim. Hepimizin
korkuları aynı. Sadece korkularımızın bizi ele geçirmesi
izin vermeyelim.
Yapabileceğiniz en tehlikeli şey, kendinizi geliştirmeyi
bırakmaktır. Neden kendinizi geliştirmekten
vazgeçiyorsunuz ki? Gökyüzüne uzanmaya devam edin, çünkü
önünüzdeki tek sınır o.
Sonsuza dek
yaşamayacaksınız. Hayatın tadını çıkarın. Hayatı tam
anlamıyla yaşayın.
İyi yolculuklar. |
Ali ULUSOY
aliulusoy@happykids.com.tr
www.happykids.com.tr
|
|
|
|