|
VOLKAN BU RESİMDE OLMAMALIYDI
Volkan daha 13 yaşında, onun bu resimde ne
işi var? O neden okulda değil de, tutukevinde? Bu işte
yanlışlık yok mu sizce de? Kim suçlu peki? Ne kadar Volkan
suçluymuş gibi görünse de, asıl suçlunun O olmadığını
hepimiz biliyoruz.
Anne-babası, öğretmenleri, kamu yöneticileri,
belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının payı yok mu
onun cezaevinde oluşunda? Ya benim ya da sizin suçunuz...
görmezden mi geleceğiz bütün bunları?
Volkanı hafta sonu gördüm bir cezaevinde,
keşke siz de görseydiniz.. Ya da iyi ki görmediniz. Onun
pırıl pırıl gözleri, cin gibi bakışları, kırmızı yanakları
sizi de etkilerdi. Siz de onun yanaklarını sıkmak isterdiniz
benim gibi.
Volkanın anne babası eğitilmiş olsalardı,
nüfus planlaması yapmayı öğrenebilmiş olsalardı, sevgilerini
utanmadan gösterebilselerdi, çocuklarını doğru
yönlendirebilselerdi, kendi geleceklerinden kaygı
duymasalardı, bugünlerinde de mutlu olabilselerdi... Volkan
bugün o resmin içinde olmazdı.
Volkan’ın öğretmeni farklılıklara saygı
duyan, kendini sürekli geliştiren, aileyle işbirliği yapan,
çocuk psikolojisinden anlayan, çocukların yetenekli olduğu
alanları saptayabilen, bir çocuğun bile kaybına tahammülü
olmayan, sürekli öğrenci kalabilen bir öğretmen olsaydı...
Volkan sınıf arkadaşlarıyla poz veriyor olacaktı belki de.
Kamu yöneticileri, insanı merkeze alan
uygulamaları yaşama geçirebilselerdi, ülkenin kaynaklarını
çarçur etmeselerdi, yaratıcı üretken projeler geliştirip
uygulayabilselerdi, koltuklarına yapışıp kalma yerine
gerektiğinde istifa edecek kadar erdemli olsalardı, kamu
otoriteleri dışındaki toplum dinamiklerini de gözardı
etmeselerdi, kamu bütçesinin sosyal adalet ilkelerine uygun
şekilde harcanmasını sağlayabilselerdi... Volkan’lar hiç
orada olur muydu?
Yerel yöneticiler; sürekli kaldırım taşları
ile uğraşacaklarına insanların sorunları ile uğraşsalardı,
gösteriş ve şatafattan uzak durabilselerdi, sivil toplum
kuruluşlarını ve üniversitelere daha iyi iletişim
kurabilselerdi, ihtiyaç sahiplerine balık vermek yerine
balık tutmayı öğretselerdi... Volkan’a bu resimde yer olur
muydu?
Sivil Toplum örgütleri; kısır tartışmalardan
kaçınıp projeler üretebilselerdi, kendi içlerinde
demokrasiyi işletip katılımcılığı sağlayabilselerdi, diğer
STK lar ile işbirliği yapıp yetişmiş insanlardan oluşan
entelektüel kaynakları etkin değerlendirebilselerdi, toplumu
kucaklayıp söz yerine iş üretebilselerdi... Kaç Volkan daha
bu resmin dışına çıkardı acaba?
Siyasi partiler, parti yöneticileri,
milletvekilleri; ağalık sisteminden güç almasalardı, uzun
vadeli çıkarların peşinde olabilselerdi, çağdaş uygarlık
düzeyine ulaşmayı gerçekten amaç haline getirselerdi,
yolsuzlukları görmezden gelmeseler, yolsuzluklarla
beslenmeselerdi, halkına ulusuna güvenebilselerdi...
Volkan’lar karanlık güçlerin elinde çaresiz oyuncak haline
gelirler miydi?
Yalnız Volkan mı? Mehmet 13, Ayhan 14, Recep
15, Turgut 16, Selim 17, Ergün 18 yaşında ve şu anda caza ve
tutukevlerindeler... Sayıları da seksene yakın.
Şehrin bir ucuna kurulmuş tutukevleri,
jandarmalar sağlıyor güvenliklerini. Soğuk... ilk girilen
kapıdan itibaren soğuk. Demir kapılar, demir kapılar, demir
kapılar.. Kuruluş kapasitesinin iki katı insanı ağırlamakta
buraları. Bin kişiye bir psikolog, bir sosyal çalışmacı bir
öğretmen düşecek ama düşemiyor. Kadrolarda eksiklik var.
Aynı koğuşun içinde günler, haftalar, aylar, mevsimler
geçecek.. Okulda olması gerekenler tutukevlerinde; mektupsuz
geçen günler, sevgisiz günler, ilgilenilmeyen birey
olmuşlar. İşledikleri suç türü dışında bir çok suç ve suçlu
türü ile de karşılaşıyorlar. Rehabilite edileceklerine
kaşarlanıyorlar neredeyse... Dışarı çıktıklarında bir kısmı
hemen birkaç gün içinde tutukevine geri dönüyor bu
çocukların. Okula ya da işe yönelik bir eğitim olanağı
sağlanmıyor, korkulu, kaygılı, mutsuz ve umutsuzlar...
Toplum tarafından dışlanacaklarını damgalanacaklarını
düşünüyorlar.
Çocukların yeri cezaevleri ve tutukevleri
olmamalı. Onlar oraya girmeden daha bir çok şey yapılmalı.
Ama tutukevlerinde bulundukları süre içerisinde de çok şey
yapılmalı. Belki küçük şeyle ama sonuçları itibarıyla hiç de
küçük olmayan şeyler.
Volkan
bu resimde olmamalıydı. Sadece o değil hiç kimse bu resimde
olmamalıydı. Bu çocuklar da bizim çocuklarımız. Bu çocukları
şimdiden kazanmazsak, gelecekte kaybettiklerimiz ne olacak
düşünelim isterseniz...
Sevgiyle kalın...
Çocuğunuza iyice sarılın...
Av. Ali Ulusoy
aliulusoy@happykids.com.tr
www.happykids.com.tr
|