ANA SAYFA

DÜŞÜNCE ATÖLYESİ
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM DEFTERİ

YORUMLARINIZI, ÖNERİLERİNİZİ
BEKLİYORUZ..

 

 

 

GENÇ ARKADAŞLARA İŞ ARAMA VE İŞVERENLER HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ


Kendimizi eğitmek için zaman, emek ve para harcıyoruz. Zaman ve emek kendimizden olmakla birlikte bize bunun için ekonomik kaynak yaratan genellikle ailemiz oluyor.

Kendimizi niçin eğitmek istiyoruz? Örgün eğitim kurumlarında bilgilenmek, farkında olmak, geleceğe hazırlanmak, daha iyi bir yaşam için eğitim alıyoruz. Okullarda neler öğreniyoruz? Bilgi, bilgi, bilgi. Bize öğretmen olanlardan ya da bizim öğretmenimiz olması uygun görülenlerden öğreniyoruz ne öğrenirsek. Metodoloji, sistemi öğreniyoruz. Neyi, nasıl ve nerede bulacağımızı öğreniyoruz. İleride ne kadarını nerede kullanacağımızı bilmediğiniz bir çok bilgiyi heybemize dolduruyoruz.

Okul bitince neler olacak?

Bir işimiz olmalı. Oysa ekmek elden, su gölden yaşamak ne güzeldi. Sorumlulukların daha az, suçlanacak birilerinin her zaman var olduğu günler geride kalacak. Beğenmediğimizi açık açık dile getirildiği ama onlardan beklentilerimizin hala bitmediği ailelerimiz yaşam boyu bize bakacak değiller ya… Bir işimiz olmalı elbette. Önceden tanımlanmış planlarımızı gerçekleştirmek için zamanımız olacak. Daha önceden belirlenmiş amaçları olanlardan bahsediyoruz. Amaçları belli olmayanlar ise kendilerine amaç belirlemeye çalışarak geçirecekler.

Toplumun ve ailelerin beklentileri ise alışageldiklerin tekrarından başka değil.

  • Yaşadığımız toplumun bizler için çizmiş olduğu alışıldık yol haritasına uygun davranışlar

    • Erkeksek askerlik görevinin tamamlanması

    • Bir iş bulmak

    • Evlenmek

    • Çocuğumuzun olması

    • Çocuğumuzu büyütmek, onunla birlikte büyümek

    • Başarılı bir birey olmak

      • Daha çok para

      • Daha çok itibar

      • Daha yüksek mevkiler

  • Çocuğumuzun okul yaşantısına tanıklık etmek

  • Bir zamanlar kendimiz için istediklerimizi çocuklar için de istemek

  • Torun sahibi olmak, çocuğumuzun evlenmesi

  • Emekli olmak

  • Ölmek

  • Sorunlar, sorunlar, sorunlar ya da fırsatlar, fırsatlar, fırsatlar… Tabi neye ve nasıl baktığımıza bağlı her şey. Gözlerimizin değilse de gözlüklerimizin rengi ile ilintili.

İş ararkenki tutumlarımız

Nasıl bir iş arıyoruz. Çoğunlukla, bol gelirli, fazla sorumluluğu olmayan, yükselinmesi kolay bir iş olmalı diye yola çıkıyoruz. Elbette bizi geliştirecek bir iş olmalı.

İş aramayı bilmiyoruz, işin anlamını bilmiyoruz

  • İlk yıllarda diplomamızın yetmediğini kabul etmek zorundayız. Evet okullarda elbette bir şeyler öğrendik ama öğrendiklerimizi yaşama transfer etme zamanı geldi. Not almak için okullarda aldığımız eğitimin yerini şimdi tamamen farklı şeyler gündemde. Evet artık not almayacağız ama kendimizi sınayacağımız ya da bizi sürekli sınatacak olan bir ortama doğru gittiğimizin farkına varacağız.

  • Kendimizle danışmanlar, ustalar bulmak… Yapacağımız en akıllıca şey bu. Daha önceki öğretmenlerimizi seçme şansımız yoktu, şimdi ise görev bize düşüyor büyük ölçüde. Daha iyi danışmanlar, öğretmenler, ustalar bularak kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. Herkesten öğrenecek bir şey olduğunu kabul etmek, bakış açımızı geliştirmek için kendimize verebileceğimiz önemli armağanlardandır.

  • Ufak bir çıkar için işyerimizi, işverenlerimizi, arkadaşlarımızı satmamak gerektiğini öğrenmiş olmalıyız. Erdemli, sabırlı, azimli birisinin işi yaşam boyu daha kolay olacaktır. Kendimizi işin sahibi olarak görebilmek, işyerinde diğerlerini anlama becerisini gösterebilmemiz gerekir.

  • Uzun vadeli düşünmek gerektiğini öğreniyoruz. Yaşa bir yüz metre yarışı değil, bizim için sonu belli olan bir maratondur.

  • İşveren varken de yokken de iş ahlakına uygun davranabilmek

  • Özür dilemeyi ve teşekkür etmeyi becerebilmek

İşverenler hakkında bilmememiz gerekenler

  • İşveren rakibimiz, düşmanımız değildir

  • İşverene önyargıyla yaklaşmak, kendi güvensizliğimizi yansıtıyor olabilir

  • İşveren de bir insandır

  • Motivasyona ihtiyacı olan sadece çalışanlar değildir

  • İkinci adam olmayı arzulayan birisini işveren daha çok sever

  • İşverenden alınması gereken sadece para değildir

  • İşyerimiz ve işimiz bizim onurumuzdur

  • İşveren her zaman az para isteyeni sever diye bir kural yoktur. Kazandıran ve hareketliliğini isteyene saygı duyar

  • İşverenin de eğitime ihtiyacı vardır

  • İşveren de hata yapabilir


Kendimize sormamız gereken sorular?

  • Bir işveren olsaydınız kendinizi işe alır mıydınız? Hangi özelliklerinize bunu söylüyorsunuz. İşverenlerin diplomaya ihtiyaçları genelde yok, onlar bilgiye, işbirliğine, çalışmaya ihtiyaçları var. Elbette siz her koşulda önemlisinizdir, bunu tartışacak değiliz.

  • İşyerinde siz olmasanız yokluğunuz hissedilir mi? Varlığı ile yokluğu fark etmeyen kişilerden olmak çok acı olsa gerek.

  • Yaptığınız işi yarım yamalak mı yoksa hakkını vererek dört dörtlük mü yapıyorsunuz?

  • İşverene ortaklık teklif edecek kadar kendinizi geliştirebildiniz mi?

  • Zor günler geldiğinde ya da zorluklarda hemen kaçanlardan mı olacaksınız?

  • Çalışıyorsanız işveren niçin sizi işte tutmalı? Çalışmıyor, bir işe yeni başlayacaksanız işveren sizi neden işi almalı?

İş aramayı bilmeyenler, iş yapmayı da bilmezler. İş aramayı gereği gibi yapmayanlar, kendilerine verilen işi de gereği gibi yapamayacak olanlardır. Kendini içinde bulunduğu toplulukta ve ortamda geliştirmek gibi kaygısı olmayanlar işyerlerinde de vazgeçilmez olamayacaklardır. Öyleyse ne yapmalı? SEÇİM SİZİN!

25 Ocak 2005

Av. Ali Ulusoy

aliulusoy@happykids.com.tr

 

Bu yazı ROTA TÜRKİYE - İş Dünyası Stratejileri Dergisi Şubat - Mart 2006 sayısında 18. sayfasında yayınlanmıştır.