ANA SAYFA

DÜŞÜNCE ATÖLYESİ
 

 


 

 

YORUM DEFTERİ

YORUMLARINIZI, ÖNERİLERİNİZİ
BEKLİYORUZ..

 

 

 

Merhaba diyecek biri yok mu?


Bir ortama girdiğimizde oradakilere 'Merhaba!' diyorsunuz ve bir ses yok, bir tepki yok. Neler hissedersiniz? Üzülürüm dediğinizi duyar gibiyim. Verdiğimiz selamın anlamı 'Sizi önemsiyorum.' dur. Sizin selamınızın alınması ise önemsendiğinizin size hissettirilmesidir. Herkes gibi biz de önemsendiğimizi her an hissetmek isteriz.

Ya başkaları bizden neyi bekliyor? Onlar da bizim kendilerini önemsememizi. Ağzımızdan çıkacak bir kelime bile ne kadar önemli değil mi? Asansöre biniyoruz ve asansörde diğerlerine selam vermiyoruz, ya tavana, ya duvara ya da yere bakıyoruz. Kimse yokmuş gibi davranıyor olmamızın gerisinde acaba ne yatıyor, kendimize olan güvensizliğimiz mi?

Otobüse biniyoruz, şoföre ve bilet kesen görevliye 'Günaydın' demeyi ihmal ediyoruz. Onların yerinde kendimiz olduğumuzu bir düşünelim bir an... neler hissederdik acaba? Onlardan bir günaydını esirgiyerek ne geçiyor elimize? Ya verdiğimiz zaman neler hissederlerdi acaba?

Alışveriş yaptığımız mağazanın kasiyerine teşekkür etmiyoruz. Görevi, ünvanı ne olursa olsun işini iyi yapan herkesin çalışması kutsaldır. Sürekli paralarla, kredi kartlaruyla uğraşan o genç insanın bizden alacağı en büyük hediye güleryüz, onaylayan sıcak bir gülümsemedir.

Hergün bize üç öğün yemek hazırlayan, her gün ne pişireceğim diye ünvanı kara kara düşünen, saatlerce yemek hazırlayan annemize, eşimize de teşekkür etmeyi ihmal ediyoruz. Saatlerce süren bir yemeğin hazırlanmasına çoğu zaman katkımız olmadığı halde, bir çrpıda sofradakileri bitiriyor, tabaklarımızı masadan kaldırma zahmetinde bile bulunmuyoruz. Biz sadece tüketmeye mi geldik yoksa?

Birisi ücretini ödeyerek bir gazete almış, biz ondan izin almadan gazetesini okuyor, bulmacasını çözüyoruz. Evet okumak iyidir elbette ama ücretini vermiş kişinin kendi gazetesinin sayfalarını okuması, mürekkebin kokusunu hissetmesi zevkini ona verelim. Başkasından ödünç aldığımız kitabı, dergiyi zamanında iade etmiyor ve sanki bizimmiş gibi üzerine notlar alıyor, altını çiziyoruz.

Başkasının bulunduğu ortamlarda telefonla konuşurken sanki başkalarının da dinlemesi gerekliymiş gibi sesimizi ayarlamıyoruz. Zaten gereksiz bir çılgınlığa dönüşmüş olan üst model cep telefon edinme girişimi ile neyi kanıtlamaya çalışıyoruz? Telefonumuz arandığında çalacağı melodide de abartılara kaçıyoruz. Teknoloji ile barışık olmaya olmalıyız tabi ama kendi, aile, ülke bütçesini de hesaba katmalıyız.

Göz teması elbette önemli ama gözümüzü başkasını rahatsız edecek ölçüde karşımızdakinin gözlerine saplıyoruz.Yüzümüze hafif gülümsemeyi yakıştırmak elbette güzel. Jest ve mimiklerimizi yerinde kullanmalı, duygularımızın dışarıya doğru yansıtılmasını sağlamalıyız.

Giysimizi içinde bulunacağımız ortamın, görüşeceğimiz kişilerin durumuna göre ayarlamıyoruz. Resmi kurumlara giderken giyeceğimiz elbise ile evde giyeceğimiz elbise elbette farklıdır. Abartılardan kaçınmak, sadeliğin tadına varmak ve esas göstermemiz gerekenin çalışmalarımızın, üretkenliğimizin olduğunu düşünmeliyiz.

Ayakkabımızın çamurlu olup olmadığı hiç umurumuzda değil. Sadece kendimiz için değil başkaları için de giyiniyoruz. Giysilerimizde, aksesuarlarımızda seçtiğimiz renkler bile kişiliğimizin göstergesi. Temizlik konusunda hepimiz saatlerce nutuk atabiliriz ama ayakkabımızda, tırnaklarımızda, saçlarımızda dışarıya ilettiğimiz gizli mesajlar var unutmayalım.

İşimize ya da önceden saptanmış toplantıya geç kalmayı alışkanlık haline getiriyor, geç kaldığımızda da özür dilemiyoruz. Zamanın en değerli hazine olduğunu, başkalarının ve kendi zamanımızdan çalmanın bir tür hırsızlık olduğunu, ve bizim 'Hırsız' olmadığımızı, olmayacağımızı kabul etmemiz ve bunu diğerlerine göstermeliyiz

Küçük ayrıntılarla dışarıya ilettiğimiz mesajlarımız olumlu olsun, güzel olsun. Yaşadığımız toplumda saygı duyulan, sayılan biri olmanın çabasında olalım her zaman. Elbette biz de başkalarına saygı duyalım, yoklarmış gibi davranmayalım. Çünkü varlar, önemliler... 14.02.2006

 

Av. Ali Ulusoy

aliulusoy@happykids.com.tr