|
|
|
SAKLANMAYA PAYDOS!..
Kendinize İnanın
Hayalleriniz Gerçekleşsin
Hayatta ne yapabileceğini
ve ne yapmak istediğinizi bilin.
Kendiniz için hedefler koyun
ve çok çalışın bunlara ulaşmak için.
Her günün tadını
çıkarmaya bakın.
Duygularınızı ifade etmenin
bir aracı olarak yaratıcılığınızı kullanın.
Dünyaya karşı duyarlı olun.
Özgüveninizi kazanın.
Kendinize ve başkalarına dürüst
olun.
Kalbinizin sesini dinleyin
ve doğrularınızın peşinden gidin.
Daha fazla verdikçe
daha fazla alacağınızı bilin.
İnanın kendinize
hayalleriniz gerçekleşecek…
-Susan
Polis Schutz-
Kendimize inanma
konusunda sıkıntılarımız var genellikle. Başkalarını gözümüzde
büyüttüğümüz kadar kendimizi de büyütsek ya. Elbette dev aynasında
görmekten bahsetmiyorum. Abartacaksak biraz olumlu yönde abartalım
bari.. Hayalleri olmayanlardan korkuyorum ben,
İnsanın hayalleri olmalı geleceğe dönük.
Umudu olmalı, bir ışık olmalı onu çeken.
Ne yapmak
istediğini bilmeyen kişi her şeyi yapabilir ya da hiçbir şey yapamaz.
Kişinin kendisini iyice tanıması, çevresini iyice tanıması gerekir.
Bunun için de iyi bir gözlemci olmak, kendisiyle yüzleşebilme
cesaretine sahip olmak, olumlu yönlerini geliştirecek isteği yaratmak
ve diri tutmak gerekir.
İnsanın insani,
kendisi ve toplumla ilgili, başkalarının da yararına olan, bencilliğe
kaçmayan, evrensel değerlere saygılı hedefleri olmalı. Bu hedeflere
bir gün içinde ulaşılamaz elbette. Bunu küçük parçalara ayırarak,
bütünü gözden kaçırmadan gün ve gün amaca ulaşmak için çabalar
göstermek gerekli.
Bir Alman atasözü
“Morgen Morgen Nur Nicht Heute, sagen
Alle Faulen Leute.” Der Türkçeye şu şekilde çevrilebilir. “Yarın,
yarın bugün değil der, bütün tembel insanlar”. Yarına
ertelemeden bugün yapacaklarımızı yarınlarımızı da
kolaylaştırabiliriz. Evet yarın önemli, ama bu gün de önemli. Bugünün
de tadına varmalı, bugünü de iyi ve güzel yaşamalıyız. Evet yarın da
var, yarını güzel yaşamak ise dün yaptığımız, bugün yapacağımız küçük
adımlarla mümkün. Evet dün konusunda yapacak çok fazla bir şey yok
ders almaktan, değerlendirmekten başka, ama bugün ve yarın için bir
şeyler yapabiliriz.
Kendimizi tanımak yaşadığımız sosyal ve doğal çevrenin tanımasıyla
mümkündür.
Çok farklı
rollerimizin olduğunu bilerek, bu rollerimizin gerektirdiği şapkaları
taktığımızda psikolojik ve sosyal tutumlarımızın neler olduğunu
biliyor olmamız gerekir. Aslında kişinin
kendisini tanıması yaşadığı zaman dilimi içindeki toplumsal kuralları
iyici biliyor olmasıyla mümkündür. Nerden gelip nereye
gittiğini bilmekle ilgilidir bu bir bakıma.
Uygarlığın uzun
bir yolculuk olduğunu biliriz. Hayal kuranların, değişimi göze
alanların, acı çekmeye razı olanların, sadece bugünü değil gelecek
kuşakları düşünenlerin öncülüğünde uygarlıklar ortaya çıkar, gelişir
ve sürer. Zaman içinde yeni uygarlıklarla yer değiştirir.
Değişim dışarıdan
fark edilebilirse de içten yaşanılabilir. Gözlemleyerek, tanıklık
ederek, düşünerek, davranış modelleri geliştirilerek,
içselleştirerek, isteyerek, harekete geçerek, değerlendirerek,
yeniden deneyerek değişim fark edilebilir.
Yaşamı hem kendimiz hem de başkaları için güzel kılmak için yaratıcı
fikirlerle donanabiliriz.
Sıradan kişi
olarak sıra dışı başarılara imza atabiliriz. İlle de çok ünlü kişi
olmaya gerek, yaşam sıradan bir kişi olarak da büyük işler
yapılabilir. Alkışlanmak, beğenilmek, takdir edilmek elbette güzeldir.
Ancak en büyük alkış kişinin kendisinden gelen alkış değil midir?
Kendisi ile uyum içinde olmayan, kendini beğenmeyen kişiyi kim ne için
sevsin ki? Kimsenin tanımadığı, şatafattan uzak bir sadelik içinde,
işini iyi ve güzel yapan, başkalarının ikinci üçüncü kopyası olmak
yerine kendisinin birinci örneği olmayı seçen kimseler kendileriyle
barışık yaşarlar.
Gelişen,
geliştiren, değişen, değiştiren, öğrenen ve bildiklerini paylaşan,
umutları olan, küçük yenilgilerde pes etmeyen, umut dağıtan, her gün
kendisine doğru yolculuğa çıkan birilerini arıyoruz, herkes arıyor,
insanlık arıyor.
Saklanmaya paydos!
Ali ULUSOY,
2 Mayıs 2007
www.happykids.com.tr
info@happykids.com.tr
|
|
|