ANA SAYFA

Düşünce Atölyesindeki Diğer Yazılar
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
 

YORUM DEFTERİ

YORUMLARINIZI, ÖNERİLERİNİZİ
BEKLİYORUZ..

 

 

 

 

UMUT BAHÇESİNDE İLK GÜN GEZİNTİSİ

3 Ekim 2004, Ankara

Neden buradayım, neden “UMUT BAHÇESİ”

Çok sevdiğim arkadaşlarımın olduğu bir başka sitede forum sayfalarına yazdıklarımın hemen arka sayfalara kaydığını, oysa bu yazıların kalıcı olması gerektiğini düşünen Handan Baykan arkadaşım bir mail gönderdi ve bu yazılarımın Bebek Kokusu sitesinde yayınlanmasını istediklerini bildirdi.

Elbette bir şeyler yazan, üreten kişiler yazdıklarının paylaştıklarının fark edilmesini isterler. Hayır diyemezdim. Önce yazılarımın yayınlanmasına onay verdiğimi bildirdim. Daha sonraki bir iki gün içinde yine Handan Hanım “Bir soru daha” diyerek bir mail gönderdi ve eğer istersem benim de yazılarımı yayınlayabileceğim bir köşeye sahip olabileceğimi ama bunun için en az altı yazımın olması gerektiğini ve her ay da en az bir kez yeni yazmam gerektiğini bildirdi. Eh ne diyelim, eski yazılarımdan oluşan arşivime baktım ve altı tanesini seçip gönderdim.

Daha sonra sevgili Canan Hanım onları hemen siteye aktardı ve bana düzenlenmiş halleriyle görmem için link bağlantı adreslerini gönderdi. Mutlu oldum. Ve bulunduğum her yeri okul gibi, rastladığım herkesi öğretmenim gibi görme alışkanlığımdan ötürü bir an önce ödevimi yapmalıyım diye düşündüm.

Yazılarımın yayınlanacağı köşeye isim olarak da “UMUT BAHÇESİ” ni seçtim. Elbette bilinçaltımda bir anlamı vardır. http://sozluk.sourtimes.org/ adresindeki Ekşi Sözlük’e bakayım dedim, umut ve bahçe için ne demişler...

 

umut

 

-          yaşama devam etmemizi sağlayan soyut olgulardan biri hem de en önemlilerinden

-          detayın adı

-          ne kadar "umut"sanız o kadar özgürsünüz demektir.

-          insanin icini isitan, yasama istegi veren duygu.

-          1970 yapımı siyah-beyaz bir yılmaz güney başyapıtı. başrolde yılmaz güney ve tuncer kurtiz.(faytoncu cabbar'ın etkileyici öyküsü)

-          umut kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır.
Nietzsche

-          yapılamıyacağından ya da gerçekleşmiyeceğinden emin olunana ait reaksiyon

-          fakirin ekmeği

-          kaybettiğinizde ölmek istediğiniz şey...

-          umuda bin kursun sıksa da ölüm
unutma, umuda kurşun işlemez gülüm!
nazim hikmet)

-          verdiği kadar alan hayal

-          insan denen umutsuz kalırsa yaşayamaz, heyecan nedir bilemez, amaçsız kalır, ölür.

 

bahçe

 

 

-          evlerin etrafındaki yeşillik alan.. çocukların oynamasına ve mangal yapmaya yarar..

-          Osmaniye’nin  bir ilçesi..

-          paris'in tren istasyonlarına dökülen bu binlerce britanyalı kadın her işe koşulan türden hizmetçilerdi; bir de ayak işlerinde çalışan, kırlık yerlerin pazarlarında işportacılık yapan, iğne iplik gibi şeyler satan kimseler ve daha birçokları. ölüm kimliğinden başka şeyleri olmayan milyonlarca insan. tek düşündükleri yaşayabilmek: açlıktan ölmemek, geceleri bir dam altında uyuyabilmek; hepsi bu. bir de arasıra bir iki laf edecek birilerini bulmak, ortak bahtsızlıklarından, kişisel zorluklarından söz etmek, konuşmak. yazları, sokak aralarındaki küçük parklarda, çocuk bahçelerinde, trende, pazar yerlerinin kalabalık, müzikli kahvelerinde olabilecek bir şey. bu da olmasa, diyorlardı, içinde bulundukları ölümcül yalnızlıktan kurtulmaları olanaksızdı.
-kış 1989-
marguerite duras

-          rüyada görüldüğünde, çok güzel, mutlu, sağlıklı, başarılı bir döneme girildiğini, isteklerin yerine geleceği şeklinde yorumlanan şey.

 Umut bahçesinde zaman zaman kendimle konuşacağım zaman zaman okuyucuyla. Kimseyi yargılamayacağım yargılar gibi bir üslubum olursa da kendimedir oklarım. Mevlana’nın dediği gibi “bütün ayıplar bende ama / ne edip etmeli / ulaşmalı dostlara” düşüncesinden yola çıkacağım.

 Aman beni de çok beğensinler, “Amma da yazıyor, çok da kültürlü...” desinlerin peşinde olmayacağım çünkü ben ne olup olmadığımı gayet iyi biliyorum. “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.” Demiş koca Sokrates. Ben ondan daha mı çok şey biliyorum?

Kendimi geliştirmenin, diğer insanların gelişmesiyle mümkün olduğunu bilmiyor muyum ben. Okuduğum kitapların altını çizdiğim satırlarını paylaşmayacak mıyım okuyucuyla.

 Verdikçe alabileceğimi öğrenmedim mi daha? Sevdikçe sevileceğimi bilmiyor muyum? Umudu korumak ve her gün değerimi daha da artırmak için daha da fazla çalışmam gerektiğini bilmiyor muyum?

 Yeni umutlar var artık, yeni bahçeler, ve yepyeni arkadaşlar...

 Tadını hep birlikte çıkarabilmek dileğiyle... Umut Bahçesinde gezinirken gördüğünüz herkese selam vermenizi, seslenmenizi, bir çay ısmarlamanızı, ve sevdiklerinize “seni seviyorum” demekten kaçınmamanızı istiyorum.  Ben de yapacağım emin olabilirsiniz.

 SİZİ SEVİYOR ve ÖNEMSİYORUM.

 Sevgiyle kalın... 

 

Ali Ulusoy

www.happyids.com.tr

 

İsteyene ev ödevleri: 

1-     OKUMA  

Ahmet İnam: Sınırlar kalkacak

Bütün kainatı anlama, sonsuzluğu anlama coşkusuyla sonlu oluş arasındaki çatışma hep kalacak. Kainat hep büyük ve kendisi çok küçük olacak, insan bunu hep hissedecek.

Hayat nereye gidiyor... - Hüseyin Şentürk’ün söyleşisi

http://www.milliyet.com.tr/2000/09/15/yasam/yas04.html

 

2-     YAZMA

“Seçtiğiniz güdüleyici özdeyişler, okuduğunuz kitaplardan altını çizdiğiniz cümleler hangileri ?”

Seçtiğiniz özdeyişleri asistan@happykids.com.tr  adresine gönderir misiniz? Teşekkürler.