ANA SAYFA

Düşünce Atölyesindeki Diğer Yazılar
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
 

YORUM DEFTERİ

YORUMLARINIZI, ÖNERİLERİNİZİ
BEKLİYORUZ..

 

 

 

 

UNUTTUKLARIM GELDİ BİRDEN AKLIMA

Bin dokuz yüz altmış bir’de doğduğuma göre... Kırk üç yaz geçmiş, kırk üç sonbahar, kırk üç kış geçmiş ve kırk üç ilkbahar...

 

Aklıma geliyor birden neleri unutmuşum diye. Neden gelir birden aklıma, ne işime yarayacak ki şimdi hatırlasam. Unutmak istediklerim  değil, unuttuklarımmış meğerse.

Kağıda döktüm aklıma gelenleri...

İlkokul arkadaşlarımın isimlerini unutmuşum. Çarşamba’da Atatürk İlkokulunda başlamıştım okula. Öğretmenimin adını unutmamışım Remzi İnan’dı. Benim hiç ilkokul birinci sınıf öğretmenim olmadı, keşke olsaydı. Sınavla ikinci sınıfa aldılar beni. Sınıf arkadaşlarımın isimlerini unutmuşum. Bir tek Sevcan diye bir kız arkadaşın ismi geldi aklıma.

Bindokuzyüz altmış dokuzda Samsun’a taşındık. 27 Mayıs İlkokulunda okudum. Müdürüm Asım Bey di nasıl unuturum, bana bir şiiri “ilerici” bulduğu için okutmamıştı. Birkaç arkadaş ismini anımsıyorum. Çoğu soyadlarını unutmuşum.

Ortaokul öğretmenlerimin de isimlerini unutmuşum. İlk dayak yediğim ortaokul öğretmenimin de adını unutmuşum. Neden dayak yer ki bir çocuk hem de bütün okul arkadaşlarının önünde. Elimize cetvelle, pergelle  vuran öğretmenlerim sizlerin de isimlerinizi unutmuşum kusura bakmayın. 625 Aslıhan seni unutmadım, sen şimdi aynı şehirde fizik mühendisisin.

Kütüphanemdeki kitaplarımdan eksilen kitapları da unutmuşum, eski telefon fihristlerine isimlerini yazdıklarımı da.

İlk kiracısı olduğum ev sahibinin de soyadını unutmuşum. Kusura bakma Osman Bey hatırlanacak kadar önemli bir yerin olmamış demek ki anılarımda.

Lisede sevdiğim ilk kızın da soyadı yok artık ezberimde, yüzü aklımda ama. Kaç çocuğun annesisin sen Leyla? Mutlu musun, neler yapıyorsun?

Üniversite günlerim geliyor aklıma ama kavga arkadaşlarımın çoğunun ismini de unutmuşum, Balıkesir’deki yedek subay okulundaki komutanlarımın isimlerini de.

Başka neler var diyerek düşündüğüm sırada Kitapkurdu Kafe’den yıllarca önce satın aldığım ve kitaplarımın raflarında unuttuğum Haydar Ergülen’in şiir kitabına uzanıyorum ve daha ilk satırlarda unutmak’lı dizeler geliyor gözümün önüne...

Sayıklama adlı şiiri şöyle.

1.

 nasıl unuturum nasıl unuturum

yüreğimin el değmedik yollarında gezinen

sevgilimin esenlikli sesini

 - yazı yanına al ey unutkan unutma

alnında zühre yıldızı parlıyor

sesine benziyor yolun su gibi açık

burcunda bir denizin şiiri yatıyor.

........

 

 

UNUTULMUŞ BİR YAZ İÇİN

Anımsa bizim unutulmuş bir yazımız vardı

Kıyısından çocukların dokunarak geçtiği

Yaz kirli denizlerin körfezine çekildi

Biten o yaz mıydı düşün istersen

Bir taşra melankolisine kaptır kendini

şimdi anımsanması gereken bir şeyler vardır

bir çığlık kadar sessizlik te anımsanır

hoyrat sevinçlerle sularında yüzülen

olağan duygularla yüreği örten

bir aşktan geriye suskunluk kalır –

.......

 

BABALAR TARİHİ

“...

adını unut insan ancak tarihiyle vardır

...”

 

YETİM KAN, YETİMİM OL

“...

yol dursun, çığlığına yürüsün unutulmamanın

boynuna ezilmiş sessizliklerden bir kolye

iliştirilen çiçek ordusu

belki dağılmış bir anısı olur

defterlerde bıçaklanıp kurtulmamanın

...”

 

KUZGUNCUK OTELİ

 “...

Kuzguncuk otelinde iyiliğin katı çok

yıldızlar gibi çık çık bitmiyor ay hanım

sen bu çocuğu bir yerden hatırlıyorsun

ben bu çocuğu bir yerden unutmalıyım”

 

Herkesin unuttuğu bir çok şey vardır benim gibi. Unutmak isteyip de unutamadıkları. Unutmalı mı, unutmamalı mı? Elimizde mi unutmak ya da unutamamak? Kırk üç yılın peşine neden akla gelir bu unutulmuşlar? Bir bilen varsa söylesin. Şimdi söylesin bence yoksa unutulur.

 

Ali Ulusoy

www.happykids.com.tr

aliulusoy@happykids.com.tr

 

İsteyene ev ödevleri:

 

YAZMA

 

“Unuttuklarınızı, unutamadıklarınızı ya da unutmak üzerine düşüncelerinizi  yazmak ister misiniz?”

Yazdıklarınızı  asistan@happykids.com.tr  adresine gönderir misiniz?

Teşekkürler.