|
OZAN
ULUSOY İLE SOHBET...
(Ozan
1988 doğumlu, bu sohbet yapıldığında 11 yaşındaydı. Şimdi ise 14 yaşında.
Şu an Eryaman Cumhuriyet Okulu 8. Sınıfa gidiyor, söyleşi yapıldığında
ise 5. sınıfa gidiyordu.)
-Ozan bize
kendinden biraz bahseder misin?
Ben Ozan. On
bir yaşındayım. Cumhuriyet ilk öğretim okuluna gidiyorum. Şu anda 5/A sınıfında
okuyorum. Benim bir kardeşim var. Adı da Barış, biraz uyanık, biraz aksi,
bana vuruyor ama yinede ben onu seviyorum. Onunla iyi kardeşiz. Ben çok şanslıyım.
Pek çok şeye aklım eriyor. Babamdan, Annemden ve kardeşimden çok memnunum.
Az sonra şirkete gidiyorum. Bu kadar.
-Okulla
ilgili düşüncelerin nedir Ozan?
Okul bize
ders verir. Okulda öğretmenimiz, arkadaşlarımız içinde bir aile gibiyiz.
Arkadaşlar kardeş, Müdürümüz Baba gibi, Öğretmenimizde Anne gibi. Sanki
dershane. Orada dünyanın en tatlı öğretmeni benim öğretmenim.
-Okulda
seni üzen şeyler var mı ?
Var. Okulda
bazı kişiler dalga geçiyorlar benimle. Ben onlara iyilikle yaklaşıyorum.
Onlar bana kötülükle yaklaşıyorlar.
-Başka
şey var mı seni üzen?
Var da aklıma
gelmiyor. Ben bir arkadaşımla konuşurken başka arkadaşım bana karışıyor.
Okul içinde top oynayınca müdür bana kızıyor. Eski müdürümüz rahmetli
oldu ama onu çok özlüyorum. Keşke yanımda olsaydı. Dünyanın en çalışkan
çocuğu olurdum. Eski müdürüme şiir yazdım. Başka üzen şey yok
-Kardeşinle
ilgili düşüncelerin nedir?
Kardeşim
iyi bir insan. Dünyada onun kadar sevdiğim bir kardeşim var. Kardeşimle
biraz düşmanız. Sonra kardeşim babamdan çok para istiyor. Barış annesine
eziyet çektiriyor.
-Onun
hangi özelliklerini çok seviyorsun?
İnsanlığı
çok güzel. İyi bir kardeş. Benimle Bilgisayarda futbol maçı yapıyor,
kardeşim bir vatandaş gibi büyük bir adam.
-Annen
– baban hakkında düşüncelerin?
Annem babamın
iyi olmasını istiyor. Annem babamı büyük bir bina gibi yükseltiyor. Annem
bütün emeğini yemeklere harcıyor. Tek yemekleri değil, bazı işleri de yapıyor.
Babam annemi sık sık seviyor. Babam çok iyi birisi. Çok konukseverlik yapıyor.
Birde yardımsever.
-Arkadaşlarının
sana taktığı isimler var mı ve bu konuda neler düşünüyorsun?
Var. Bazı
arkadaşlarım bana Ulusoy Otobüsü diyorlar. Oğuz diyorlar. Oozan diyorlar.
Osiç diyorlar, Oziko diyorlar.
-Keşke
şöyle olsaydı, keşke şunları yapabilseydim dediğin şeyler var mı?
Var. Keşke
sevgilim yanımda olsa. Her gün onu rüyamda görüyorum. Arabamı görür görmez
biniyor. Beni sevdiğini söylüyor. Keşke prens olsam. Kralın oğlu olmak için
bunu istiyorum. Polis Akademisindeki Takılberi olmak istiyorum. Bana siyah
pantalon, siyah ceket, siyah bluz ve birde siyah bazuka, birde ayrıca Polis
motosikleti istiyorum. Neslihan da tak kız ( Polis Akademisindeki kız ) yapmak
istiyorum. Onun bana yardım etmesini istiyorum.
-Down
sendromu hakkında bildiklerin?
Down
sendromu bir hastalık çeşidi. Bazı adamlarda 46 hücre var. Bende ise 47
tane var. Ben diğer adamlara göre çok şanslıyım. Bazı adamlar kaba ama
ben kaba değilim. Down sendromunu daha yakından görmek isterseniz mikroskopla
bakabilirsiniz.
-D.S. ile
ilgili sana bir şey diyen oldu mu?
Tek babam söyledi.
Kardeşim Down sendromununa “dans ediyorum” diyor. Aslında onun söylediği
yanlış bir kelime. “Dans ediyorum” yerine “Down sendromunu” dese çok
iyi olacak.
Down sendromunu bazen bana uyuşukluk veriyor. Ona ( D.S.’na) kızdığımı söyleyemiyorum.
-Gelecekle
ilgili düşüncelerin neler?
Taktir
belgesi ile geçmek istiyorum. Hiç Teşekkür belgesi istemiyorum. Gelecekte büyük
bir adam olacağım. Gelecekte bir kızla evleneceğim. Gelecekte babamın ölmesini
istemiyorum. Eğer bebeğimiz olursa babamın torunu olur. Kardeşim ona ismiyle
hitap eder.
-Deprem
hakkındaki düşüncelerini öğrenebilir miyiz?
Tek deprem
değil de deprem, sel, yangın ve TÜPRAŞ yangını hakkında konuşacağım.
Bunlar doğa olayı. Bazı kişilerin annesi – babası ölüyor. Bazı çocukların
öğretmeni yok, okulu yok, müdürü yok, kitap – defterleri yok. Daha doğrusu
gideceği okul yok. Hepsi çatlamış, kırılmış, duvarları boydan boya yarılmış.
Bazı kalabalık aileler sabahtan akşama kadar çadırda duruyorlar. Çadırın
üzerinde Kızılay şekli var. Onun üstüne yağmur yağıyor, sanki sel gibi.
Çadırlardan içeri su damlıyor. Söyleyeceklerim bu kadar.
-Senin başka
söylemek istediğin şeyler var mı?
Hep doğum günüm
olsun istiyorum. Bana bol hediyeler verilmesini istiyorum. En güzel hediye
Neslihan’dan olsun. ( Neslihan’dan bir kol saati gelse hoşuma gidermiş!)
Babamın bana 4 milyon para vermesini isterim. Her gün harçlığımı verir günde
1 milyon ( Aklı 1 milyonda Ozan’ın...)
Sana Teşekkür
ediyorum Ozan.
Tarih at. ( Attım), İmzanı at. ( İmzaladım). Ben imzalayacağım ya!
ANKET
En sevdiği
renk: Kırmızı
En sevdiği meyve: Üzüm ve kiraz
En sevdiği erkek ismi: Hakan Şükür birde Arif
En sevdiği bayan ismi: Neslihan, Aysel
En sevdiği ders: Bütün dersler, Müzik
Büyüyünce ne olmak istiyor: Şarkıcı ve Pilot
En sevdiği şarkıcı: Barış Manço – Kerim Tekin (ikisi de rahmetli oldu
diye ekliyor)
En sevdiği oyuncak: Dövüş oyunları
Bir noktalama işareti olsaydın ne olmak ister: Ünlem olmak isterdim
Sana en kolay gelen şeyler: Müzik, Spor ve ödev
Sana en zor gelen şeyler: Getir – götür işlerini yapmak
Dünyada görmek istediği yer: Paris – Eyfel kulesi
Türkiye de görmek istediği yer: Kahramanmaraş (doğduğu il) ve İstanbul
(futbol maçlarının olduğu yer)
Sana sorulmasını istediğin soru: Arkadaşlarını dövüyor mu sun?
En çok almak istediği hediye: Son model Motosiklet ve üstü açık araba
Bir tane daha organ verilse neyi ister: Hem mide hem de Kalp
Bu zamana kadar en korktuğu şey: Neslihan’ın beni terk etmesi (eğer beni
terk ederse) korkuyorum
Bu zamana kadar onu en mutlu eden şey: İlk defa Neslihan’ı görebilmek
Bir sayı olsaydı hangi sayı olurdu: Neslihan Abla kaç yazdıysa o sayı.
Söylediğim
kelimeler hakkında tek bir kelime
Baba: Dünya
Anne: Sevgi
Barış: Dost
Bulut: Gökyüzü
Aşk: Mesele
Okul: Dershane
Öğretmen: Anne
Hastalık: Kötü
Peynir: Yararlı
Ekmek: Yararsız
Dün: Güzeldi
Bugün: Güzel
Yarın: Üzüntü
Umut: Bilgi
Büyükler: Söz
Arkadaşlar: Kardeş
Ders: Ödev
Doktor: Hastane
Sünnet: Düğün
Para: Harçlık
Yatak: Uyku
Sevgi: Barış
|